KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12481 E., 2013/19565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2013
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesini evlilik nedeni ile feshettiğini, fazla mesai yaptığını, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını,yıllık izinlerinin hepsini kullanmadığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davacıya kıdem tazminatının ve son aya ait ücretinin ödendiğini, diğer taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporunda itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Fazla mesai ücreti konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne
alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Öte yandan çalışma saatlerini ve günlerini belirleme işverenin yönetim yetkisi kapsamında olup bu bağlamda işyerinde fazla çalışma yapılıp yapılmayacağı, şayet yapılacaksa hangi günlerde ve hangi saatler arasında yapılacağı işveren tarafından belirlenecektir. Bu belirlemenin de işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğu, işyeri politikası v.b gibi sebeplerden dolayı zaman içerisinde değişkenlik gösterebileceği kuşkusuzdur.
Dolayısıyla fazla çalışmaya ilişkin ispat külfeti altında olan davacının talep ettiği döneme ilişkin fazla çalışma ücretini, tanık deliline dayanarak ispat etmek istemesi halinde ancak bu dönemde aynı işyerinde çalışan tanık anlatımları ile ispat külfetini gerçekleştirebilceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda; davacı fazla mesai yaptığını iddia etmiş ve iddiasını ispat için tanık deliline dayanmıştır.
Hükme esas alınan ek hesap raporunda davacı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesi ekinde sunduğu 29/06/2012 tarihli kasa fişi ile davacı tanığı ...'ın beyanına göre davacının haftanın 6 günü 8.30-20.30 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile çalıştığı kabul edilerek haftalık 18 saat üzerinden fazla mesai ücreti hesap edilmiş ise de, beyanına itibar edilen tanık ... davacının eşinin kardeşi olup davacı ile davalı işyerinde birlikte çalışan biri değildir.
Öte yandan davacı vekilinin itiraz dilekçesi ekinde sunduğu kasa fişi davacının işyerinden ayrıldığı tarihten sonraya ve tek bir güne aittir. İşyerindeki mesai düzeni zaman içinde değişlik gösterebileceğinden bunun da tanık ...'in beyanı gibi dikkate alınması mümkün değildir. Ancak davacı ile aynı mağazada birlikte çalıştığını beyan eden tanık Narin haftanın 6 günü 9.00-21.00 saatleri arasında çalıştıklarını beyan etmiştir.
Bu beyana göre davacı bu tanık ile birlikte çalıştığı süre ile sınırlı olmak üzere haftada 18 saat fazla mesai yaptığını ispat etmiştir. Davacı tanığının davalı işyerinde çalışma süresi belirlenerek bu süre ile sınırlı olmak üzere davacı yararına haftalık 18 saat üzerinden fazla mesai ücreti hesap edilmelidir.
İstek dönemi içinde kalan diğer zaman için ise davalı tanıklarının beyanındaki gibi haftanın 6 günü 8.30-18.00 saatleri arasında günde 1,5 saat ara dinlenme ile çalıştığı ve haftalık 3 saat fazla mesai yaptığı esasına göre fazla mesai ücreti hesap edilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen konularda bilirkişiden ek hesap raporu alınıp bir değenlendirmeye tabi tutulduktan sonra çıkacak sonuca göre davalı yararına oluşan kazanılmış haklar ihlal edilmeden alacak hakkında karar verilmelidir. O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12481, K. 2013/19565, 19 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama