KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1749 E., 2013/9277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2013
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının 1989 yılından beri ve halen Ankara Orman İşletme Müdürlüğünde mevsimlik işçi olarak çalıştığını, sendika üyesi olduğunu,TİS'den yararlandığını, davacının çalıştığı süre içinde 10-11-12-13-14.dönem TİS imzalandığını, bunlardan doğan artışların eksik ve geç uygulandığını, yenisi yapılmadığı için halen yürürlükte olması gereken 14.dönem TİS'nin uygulanmadığını, artışların yansıtılmadığını iddia ederek ücret, ikramiye ve ilave tediye fark ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacıya tüm haklarının eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporları benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2012 tarihli ilamı ile kısa kararın usulüne uygun olmaması nedeni ile sair temyiz itirazları incelenmeden bozulmuştur.
Mahkeme tarafından bozma kararına uyulmuş, bozma ilamının gereği yerine getirilmiş ve bozma kararı öncesi delillere göre davanın yeniden kısmen kabülü yönünde karar verilmiştir.
Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi ek hesap raporunda bilirkişi davalı idarenin sunduğu yevmiye tespit tutanağındaki dönemsel yevmiye miktarlarını ve artış oranlarını aynen esas almıştır.
Ancak 2007 yılının ikinci 6.ayı için uygulanması gereken %3 oranındaki protokol zammının davalı tarafından 2008 yılında dikkate alınmakla hata yapıldığını belirtmiş ve davacının 2007 yılı Temmuz ayından itibaren davalı idarece kabul edilen 48,25 TL günlük yevmiyesi 49.70 TL olarak kabul edilmiş ve bu nedenle fark alacakları hesap etmiştir.
Gerçekten de bilirkişinin 2007 yılının ikinci 6 ayı için uyguladığı %3 oranındaki zam, davalı idarenin sunduğu yevmiye tespit tutanağında 2008 yılında dikkate alınmıştır. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazı üzerinde durulmamış, gerekçeleri ile somut bir şekilde irdelenmemiştir.
Üstelik bilirkişinin hükme esas ek raporunda 2007 yılının ikinci 6.ayı için uygulanan %3 oranındaki zammın ilişkin olduğu protokol dosyada bulunmadığı gibi raporda da bundan bahsedilmemiş, soyut biçimde protokol zammı olarak adlandırılmıştır. Bu itibarla sözü edilen protokol getirtilmeli protokol ile getirilen zammın geriye yürütülemeyeceği gözardı edilmeden bu hususta gerekçeli, itirazı somut olarak irdeleyen ek rapor alınmalıdır.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde ücret ve ikramiye fark alacağı için TİS'de öngörülen temerrüt tarihlerinden itibaren en yüksek banka işletme kredisi faizi talep etmiştir. Islah dilekçesinde ise ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuştur.
Mahkeme, alacakların en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte tahsiline karar vermiş, ancak infazda tereddüde neden olacak şekilde faizin başlangıç tarihini belirtmemiştir.
Davaya konu edilen ücret ve ikramiye fark alacakları 31/12/2004 tarihine kadar TİS'den doğduğundan bu tarihe kadar olan alacaklara en yüksek banka işletme kredisi faizi, bu tarihten sonra ise alacaklar hizmet akdi olarak devam eden TİS'den kaynaklandığından 31/12/2004 tarihinden sonra doğan alacaklara ise en yüksek banka işletme kredisi faizini geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi yürütülmelidir.
Öte yandan 31/12/2004 tarihine kadar doğan alacakların kaynağı TİS olduğundan bu tarihe kadar doğan ve dava ile istenen miktarlara TİS'de öngörülen temerrüt tarihleri kararda tek tek ve açıkça belirtilmek sureti ile temerrüt tarihinden itibaren, 31/12/2004 tarihinden sonra doğan ve ıslah ile istenen tutarlara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir.
Yapılacak iş, yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde belirtilen hususlarda bilirkişiden ek hesap raporu alıp bir değerlendirmeye tabi tuttuktan sonra karar vermektir.
O halde davalı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1749, K. 2013/9277, 21 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama