KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1952 E., 2013/6340 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, son ücretinin aylık net 2.070,00 $ olduğu, iş akdinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, hafta tatili ve resmi tatil alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının, davalı şirketin Rusya’daki şantiyesinde elektrikçi olarak çalışmaya başladığı, iş akdinin 03.09.2009 tarihli ikale sözleşmesi ile feshedildiği ve davacının ibraname imzaladığını ücretinin sözleşmede belirtilen 2,30 $/saat olduğu, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil günleri ücretlerinin kısmen şantiyede avans ve bakiyesinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödendiği, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı belirtilerek davanın reddi savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafça dosyaya sunulan ve ikale sözleşmesi olarak adlandırılan 03/09/2009 tarihli sözleşme fesih tutanağı başlıklı belgenin davalı işverenlikçe düzenlenerek davacıya imzalatıldığı, söz konusu fesih tutanağında fesih nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılacağı hususunda bir kaydın bulunmadığı, davacının 6 yılı aşan hizmeti nedeniyle hak kazandığı kıdem tazminatı ve diğer haklarından feragat ederek ikale yoluyla sözleşmeyi sonlandırmasında bir menfaatinin bulunmadığı,
ayrıca davalı delilleri arasında sunulan tarihsiz "ilişik kesme formu" başlıklı yazıda davacının şantiye ile olan ilişiğinin iş bitimi nedeniyle kesildiğinin belirtildiği, davalı delilleri arasında yer alan 03/09/2009 tarihli davalı işverenlikçe düzenlenip davacıya imzalattırılan ibranamede "aşağıda belirtilen aylar haricinde tüm haklarımı aldım" şeklinde soyut bir ifade içeren ibranamenin geçerli bir belge olarak kabul edilemeyeceği, iş akdinin davalı işverenlik tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiği,
böylece davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı belirtilerek diğer işçilik alacakları ile birlikte taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai ve hafta tatili çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai ve hafta tatili çalışması yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışma ve hafta tatili çalışması ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışma ve hafta tatili yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve hafta tatili ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ve hafta tatili alacağının ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma ve hafta tatili çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık anlatımlarına itibar edilerek haftalık 18 saat fazla mesai alacağı hesaplanmıştır. Davacının hizmet sözleşmesinde Rusya da elektrikçi olarak çalışacağı ve saat ücretinin 2.30 $ olduğu belirtilmiştir.
Ayrıca davacıya Temmuz 2009 bordrosunda 573 $ fazla mesai tahakkuku yapılmış ve brüt hak edişinin 2.070 $ olduğu tespit edilmiş, Ağustos 2009 bordrosunda ise fazla mesai tahakkuku olmadan 2070 $ brüt hak ediş tahakkuku yaptırılmıştır. Davacının iş sözleşmesindeki hüküm uyarınca saat ücret bazlı çalıştığı sabittir.
Bu nedenle öncelikli olarak davacının ne kadar süre çalıştığının tespit edilmesi ve özellikle 2009 Temmuz bordrosunda fazla mesai tahakkukunun olması da göz önüne alınarak çalışma süresinin ne kadarının normal çalışma ne kadarının ise fazla mesai olduğunun tespit edilmesi ve bu bağlamda sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Mahkemece davacının tanık anlatımlarına itibar edilerek 15 günde 1 hafta tatilinde çalışma yaptığı kabul edilip hafta tatili alacağının kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacı taraf dava dilekçesinde haftada 1 gün izin kullandığını belirtmiştir. Bu nedenle davacı bu beyanı ile bağlı bulunduğundan hafta tatili alacağını talep edemeyeceğinin kabulü gerekecektir. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1952, K. 2013/6340, 11 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama