KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/22510 E., 2013/16507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2013
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 155 ada 2 parsel sayılı 130192,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ve mülkiyet iddiasında bulunan olmadığından söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne; dava konusu 155 ada 2 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 29.12.2011 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 7106,63 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 155 ada 2 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 29.12.2011 havale günlü rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 7106,63 m² yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ...'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki. Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilen bölümünden arta kalan ve esasen dava konusu edilmeyen taşınmaz bölümünün davalı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken dava konusu taşınmazın geri kalan bölümü için sicil oluşturulmaması isabetsiz,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/22510, K. 2013/16507, 8 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama