KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/299 E., 2013/6250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2013
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün ONANMASINA ilişkin olarak daireden verilen 30.10.2012 gün ve 2012/3126-2012/7319 E.K. sayılı ilamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, su abonesi davalının kirlilik önlem payını ödemediği iddiasıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece dava konusu borçla ilgili 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırma başvurusunun yapıldığı gerekçesiyle davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmiştir. Karar davacının temyizi üzerine dairece onanmış, bu defa davacının karar düzeltme istemi üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 1/g maddesi uyarınca "Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon idarelerinin vadesi 31.12.2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su kullanımından kaynaklanan alacakları ile bunlara bağlı fer'i alacakları” için yapılandırma imkanı getirilmiştir. Bunun için aynı kanunun (18/b maddesinde belirtilen koşulların yerine getirilmesi gerekir.
6111 sayılı Kanunun 19. maddesi hükmü uyarınca ise; süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksidin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ise bu kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecektir.
Uyuşmazlık, 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma kapsamına giren borcun taksitler halinde ödenmeye başlanması halinde, eldeki davanın konusuz kalıp kalmayacağı, başka bir anlatımla, taksitlerin ödenmeye başlaması üzerine, “esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Bazı hallerde dava devam ederken dava açılmasından sonra meydana gelen (dava konusu alacağın ödenmesi gibi) bir nedenle dava konusu ortadan kalkabilir.
Davanın konusuz kalması halinde artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Bu halde, mahkemece dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Mahkemenin esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararı, bir tespit hükmü niteliğindedir. Davanın konusuz kalması halinde, mahkeme davayı reddetmemekte, sadece davanın (esasının) konusuz kaldığını tespit etmekle yetinmektedir. Çünkü mahkeme, bu kararı ile aynı zamanda dava konusu yapılmış olan hakkın artık mevcut olmadığını da tespit etmektedir.
Konusuz kalan talepler dışındaki asıl ve yardımcı talepler için yargılamaya devam edileceğinden, mahkemenin bu taleplerin kabulüne ilişkin kararı normal bir eda hükmü niteliğindedir.
Mahkemenin “esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” ilişkin kararının kesinleşmesinden sonra o dava konusu hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamayacaktır; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilecektir.
Belirtilen nedenlerle, davanın konusunun kalmadığına karar verebilmek için, sadece yapılandırma kapsamında bavuru yapılması veya yapılandırılan borcun taksitler halinde ödenmeye başlanması yeterli olmayıp, 6111 sayılı Kanundan yararlanılarak yapılan ödemelerin, davaya esas talep sonucunu karşılandığının da anlaşılmış olması gerekir.
Talep sonucunun henüz karşılanmadığının belirlenmesi durumunda ise, HMK'nun mad.165 uyarınca bu durum “bekletici sorun” kabul edilerek, anılan koşulların oluşması anına kadar yargılama bekletilmelidir. Mahkemece yapılan taksit ödemelerinin davacının alacağını karşıladığının anlaşılması halinde davanın konusuz kaldığından söz edilebilir.
Yukarıda belirtilen yasal ve maddi olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme sonucu davanın konusuz kaldığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulmasını gerektirir ise de karar onanmış bulunduğundan davacının karar düzeltme istemi 1086 sayılı HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca kabul edilerek onanma kararı kaldırılarak kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/299, K. 2013/6250, 11 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama