KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/4085 E., 2013/10972 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2013
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş akdini haklı nedenlerle feshettiğini, ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının ödenmeyen ücretinin bulunmadığını, işi kendisinin terketttiğini, çalışmasının 1 yılın altında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının ödenmeyen ücret alacaklarının bulunması nedeni ile iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği ve bilirkişi raporunda belirlenen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile istek kısmen hüküm altına alınmıştır.
Davacı bekçilik görevi ile birlikte sulama kanallarının bakımı, kontrolü ve pompacılık yaptığını, bu nedenle fazla mesai yaparak çalıştığını iddia etmiş ve fazla mesai ücreti istemiştir.
Davalı taraf davacının iddialarının asılsız olduğunu savunmuştur.
Mahkeme tarafından davacının çalıştığı yer ile oturduğu yerin yan yana olduğu, normal yaşamı ile çalışma yaşamının içe içe girdiği gerekçesi ile talebinin reddine karar verilmiş ise de, davacının yaptığı iş dikkate alındığında somut olaylara dayanan davacı tanıklarının anlatımları ile de doğrulandığı üzere fazla mesai yapması kaçınılmazdır. Bu nedenle davacı yararına ek raporla hesap edilen fazla mesai ücretinin hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddi hatalıdır.
3-Davacı vekili davacının 4 ay dışındaki ücretlerinin ödenmediği iddia etmiştir.
Davalı vekili ücretlerinin ödendiğini savunmuştur.
Mahkeme tarafından davacının iddia ettiği dönemlere ait ücretinin ödendiğini davalının ispat edememesi, dava dilekçesinde ve duruşmada yemin deliline dayanmaması, hakimin de resen yemin teklif etme yetkisinin bulunmaması nedeni ile taleb gibi karar verilmiş ise de, davalı vekili delil listesinde öteden beri yerleşik uygulamaya göre “sair delil ibaresi” yazmak sureti ile yemin deliline de dayandığından, davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmalı, davalı tarafın yemin teklif etme hakkını kullanmak istemesi halinde gerekli usuli işlemler yapılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Yazılı gerekçe ile talebin kabulü doğru olmamıştır.
O halde davacı ve davalı vekillerinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4085, K. 2013/10972, 11 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama