KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/448 E., 2013/10108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2013
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 21.05.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... (...) İlet.Hiz.A.Ş. vekili Av.... Solmaz ve karşı taraftan davacı .... vekili Av.... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davalı ... (...) İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı ... (...) İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin kusura yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Mahkemece kusur konusunda herhangi bir araştırma ve bilirkişi incelemesi yapılmadan davalı tarafın tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle istem kabul edilmiştir. O halde, davacı kablolarının derinliği, ikaz bandı bulunup bulunmadığı hususları araştırılıp sözkonusu unsurların müterafik kusur oluşturup oluşturmayacağı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre kusur oranı belirlenmelidir. Mahkemenin anılan yönü gözetmeden eksik araştırma ve inceleme sonucu verdiği karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı ... (...) İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bu yönden yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 Esas-2010/636 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araç yakıt giderleri genel idere giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.
Somut olaya gelince; dosya içeriğinden istenilen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araçların yakıt giderleri genel idare giderleri olarak belirlenen giderler olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda az yukarıda açıklanan hukuksal olgular gözardı edilerek, zarar kalemleri sıralanırken genel idare giderlerine yer verilerek hesaplamaya dahil edilmiş, mahkemece de benimsenen bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapma sözkonusu ise bunların kanıtlanması için davacı tarafın delilleri sorulup saptanmalı, bu konudaki gösterilecek deliller toplanmalı, özel olarak işçi tutulup çalıştırıldığının ve harcama yapıldığının kanıtlanması halinde gerekirse bu yönden de zararın hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmalı, davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak delillere göre karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/448, K. 2013/10108, 30 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama