KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/543 E., 2013/10174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2013
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 21.05.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davacı ... Mam.San.Tic.Ltd.Şti. vekili Av.... geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Dava niteliği ve içeriği itibarıyle adi ortaklıktan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de toplanan deliller hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, davanın anılan nitelendirilmesine uygun düşmeyen yargılama nedeniyle varılan sonuç da toplanan delillere ve yasal düzenlemeye uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden ve özellikle cevap dilekçesi içeriğinden taraflar arasında fırın işletmeciliği hususunda adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu dava konusu işyerlerinden fırın dış taş kaplamasının, ekmek pişirilen taş fırın kısmının ve 33 numaralı adreste bulunan ekmek satış kısmı bölümlerinin taraflarca ortak yapıldığının davalı tarafın da kabulünde olduğu, ne var ki bu ortaklık alacağına mahsuben ortaklık hissesine düşen 55.000,00 TL değerindeki menkul malın da davacıya iade edildiğinin savunulduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yukarıda açıklanan niteliği gözetildiğinde dava konusu uyuşmazlık 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde meydana gelmiş ise de temyiz aşamasında yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğüne dair Kanun'un 1. maddesi son cümlesi uyarınca “…sona erme ve tasfiye” konusunda 6098 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekecektir.
Bu nedenle adi ortaklığın sona ermesi ve tasfiyesine dair 6098 sayılı TBK’nun 639, 642, 643 ve 644. maddelerinin dikkate alınması gerekir. Şu durumda mahkemece yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenmeli, tarafların tasfiye konusunda anlaşıp anlaşamadıkları tespit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde mahkemece öncelikle ortaklığa ait malların tespitinin yapılması gerekir.
Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirilme yapılmalı, bu hususun belirlenmesinin ardından yönetici ortak olduğu anlaşılan davalıdan hesap istenerek tayin olunacak görevli marifetiyle ortaklığa ait malların satılmasına, öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödenmesine, bilahare ortaklardan her birinin ortaklık için yaptıkları masraflar hesaplanarak ortaklıktan olan alacakları düşüldükten sonra geriye bir şey kalır ise bu meblağın, var ise zararın paylaştırılmasına karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/543, K. 2013/10174, 30 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama