KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/9165 E., 2013/8937 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe iade
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesini istifa etmek suretiyle kendisinin feshettiğini, iş güvencesinden yaralanamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının istifa etmek suretiyle iş sözleşmesi sona erdirdiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, iş sözleşmesinin davacının istifası ile sona erdirilip erdirilmediği uyuşmazlık konusudur.
Tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalılardan ... Piston, Segman ve Gömlek Üretim Tesisleri AŞ nin alt işvereni olan diğer davalı... Müh Müş Sos Hiz İnş Taah San Ve Tic.Ltd.Şti .nde Forklift Operatörü olarak 10.03.2010 tarihinde çalışmaya başladığı iş akdinin 06.08.2012 de sona erdirildiği, dosyada davacının istifa ettiğine dair bir dilekçe bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece bu dilekçeye itibar edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı işverenin SGK işten ayrılma bildirgesinde 25 fesih kodunu göstermiş olması, davalı...
Müh Müş Sos Hiz İnş Taah San Ve Tic.Ltd.Şti aleyhine açılan ve davacıların istifa etmiş oldukları gerekçesiyle işe iade davalarının reddine dair kararların Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 03/07/2012 tarih ve 2012/1274,1275,1276 Esas sayılı kararlarında işverenin iddia edildiği gibi işçilerden istifa dilekçesi aldığı, dolayısıyla, istifanın gerçek iradeyi yansıtmadığı yönü ağırlık kazanmaktadır gerekçesiyle bozularak ortadan kaldırılmalarına ve işe iadeye karar verildiği, istifa ettirmek suretiyle işten çıkarmanın işyeri uygulaması haline geldiği, ayrıca, işçinin haklı bir sebebe dayanmadan iş sözleşmesini istifa suretiyle feshetmesi,
kıdem tazminatına hak kazandıran hallerden değildir. İstifa dilekçesi içeriğine göre de işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi gerekmediği halde, ödenmiş olması da ortada gerçek bir istifa iradesinin bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Açıklanan bu sebeplerle, davacının iş sözleşmesinin işçi tarafından değil, işveren tarafından haklı veya geçerli bir sebep belirtilmeksizin feshedildiği anlaşılmakla,davanın kabulüne davalılar arasında üst işveren – alt işveren ilişkisi bulunduğu gözönüne alınarak davacının alt işverene iadesine, her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili gereken davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak işe başlatmama tazminatının 4 aylık brüt ücret tutarında ve boşta geçen süre ücretinin en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken,
mahkemece davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9165, K. 2013/8937, 15 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama