İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2014/15107 K.2015/248

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz nedenlerle…

Esas2014/15107Karar2015/248Tarih21 Ocak 2015Okuma6 dk · 1.256 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2014/15107 E., 2015/248 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ocak 2015
Mahkemesi
Bursa 8. İş Mahkemesi
Tarihi
04/06/2014
Numarası
2013/473-2014/581
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.256 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz nedenlerle işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; davalının sayısal ifadelerine dayanan salt norm kadro adedine bakılarak sözleşmenin geçerli nedenlerle feshedildiğini kabul etmek yasadaki iş güvencesi hükümlerine ve iş hukukunun işçiyi koruma ilkesine aykırı olduğu, işverence, norm kadroya dayanan fesihlerde iş akdi geçerli nedenlerle feshedilebilecek işçileri belirlenirken rasyonel, objektif ve somut verilerin ortaya konulması gerektiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Başkanlığının 29.09.2005 tarih ve 2005/28228 Esas, 2005/31654 Karar sayılı içtihadı ve benzer pek çok içtihadının da aynı yönde olduğu,

davalı tarafın savunmalarının feshin geçerli nedenlerle yapıldığını ispatlar nitelikte bulunmadığı, bunun yanında 2013-2015 dönemi TİS'in 30. maddesine göre tenkisata gidilmesi durumunda işverenin uyması gereken ilke ve esaslar doğrultusunda hareket edildiği de somut verilerle kanıtlanamadığı,

İşverenin, öncelikle gönüllü olarak işten ayrılmak isteyenlerin olup olmadığını usul ve yasaya uygun delillerle ortaya koymadığını, yine emeklilik hakkını kazanmış olanların tenkisata gidilirken yaptığı işlerin de gözönünde bulundurularak belirleneceği ön koşulu 30. maddede yer almasına rağmen bu konuda tespitin ve seçimin hangi objektif kriterler baz alınarak yapıldığının da ispatlanmadığı,

TİS'in 30. maddesinde yer alan ilk giren son çıkar kuralının da uygulanmadığı bu nedenlerle feshin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı işveren tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine, ve çalıştırılmadığı süre için en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.

Kişinin emeklilik yaşına gelmesi ve emekliliği hak etmesi, aslında belirli yaş olgusu nedeni ile fiziki yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Salt emekliliğe hak kazanma fesih nedeni yapılamaz. Yasanın gerekçesinde işletme, işyeri ve işin gerekleri ile birlikte emekliliğin geçerli neden olarak dikkate alınacağı açıklanmıştır.

Ancak Dairemizin kararlılık kazanan uygulamasına göre Personel Yönetmeliğinde veya Toplu İş Sözleşmesinde emekliliğe hak kazanmış personelin iş sözleşmesinin feshedileceğine ilişkin düzenlemeler objektif ve genel bir şekilde uygulandığı takdirde geçerlidir.

Başka bir anlatımla emekliliği gelenlerin iş sözleşmelerinin feshedileceğine dair önceden belirlenen kural, objektif ve genel olarak uygulandığı takdirde, salt bu nedenle iş sözleşmesinin feshi geçerli neden olarak kabul edilmelidir.

Somut olayda davacının iş akdinin davalı işverence 04.10.2013 tarihi itibariyle feshedildiği ve tüm dosya kapsamından da, davacı ile aynı gün toplam 29 işçinin daha iş akdinin aynı gerekçe ile feshedildiği anlaşılmıştır.

İş Kanununda ve Yargıtay içtihatlarında; salt emeklilik hakkını kazanmış olmanın fesih için geçerli bir neden olmamakla birlikte, işyerinde işletme içi ve işletme dışı nedenlerle meydana gelen işgücü fazlalığından dolayı işçi çıkarılması gerektiğinde, emekliliğe hak kazananların ölçüt olarak alınması ve işten çıkarılacak işçilerin bu kişiler arasından seçilmesi gerekeceği ve bu durumda yapılan feshin geçerli fesih olarak kabul edilebilmesi için ise, emeklilik nedeniyle yapılan feshin genel ve objektif nitelikleri taşıması ve ayrıca davalı işyerinde yürürlükte olan TİS ve bu TİS’de tenkisata ilişkin herhangi bir hüküm varsa,

feshin bu hükümlere uygun olarak yapılması gerekeceği hükme bağlanmıştır.

Davalı B.. M.. ile yetkili Hizmet-İş Sendikası arasında imzalanan ve yürürlükte bulunan TİS’in 30. maddesinde, sözleşme kapsamındaki işyerlerinde tenkisata gidilmesi durumunda, işverenin uymak zorunda olduğu ilke ve esaslar belirtilmiştir. TİS’in bu hükmüne göre; tenkisata gidilmesi durumunda, öncelikle gönüllü olanların, deneme süresini tamamlamamış olanların ve emekli olanların sıra ile çıkarılacağı belirtilmiş olup, son olarak da mahiyeti itibariyle bu sıraların gözetilmesi esnasında ayrıca dikkate alınarak uygulanması gereken ilk işe giren işçinin en son işten çıkarılacağı hususu da düzenlenmiştir.

Davalı tarafın gerek cevap dilekçesi ve gerekse 25.02.2014 tarihli dilekçesinde, işgücü fazlalığı nedeniyle tenkisata gidilmesi sırasında, TİS’in anılan hükmü gereği, öncelikle gönüllü olarak işten ayrılmak isteyen işçilerin tespiti için çalışma yapıldığına dair bir beyanı olmadığı gibi bu hususta çalışma yapıldığını gösteren herhangi bir ilan, duyuru vb. bir belgeyi de dosyaya ibraz etmediği anlaşılmıştır.

Davalı tarafın 25.02.2014 havale tarihli dilekçesinde belirttiği ve işten çıkarmalar sırasında öncelikle gönüllülerin tespitine yönelik çalışmanın yapıldığını gösterir delil olarak sunduğu 26.07.2010 düzenleme tarihli kurum içi yazışmayı gösterir belge kapsamından, o tarihte yapılması planlanan tenkisatla ilgili olarak genel müdürün onayı alınmak üzere hazırlanmış bir belge olduğu ve yine bu belgenin davalı işyerinde, işçi çıkarmalarının gerçekleştirilmesi sırasında öncelikle gönüllü olanların tespitine yönelik çalışma yapıldığını gösteren güncel bir belge olmadığı anlaşılmıştır.

Davalı kurumca dosyaya ibraz edilen emeklilik nedeniyle iş akdi sonlanan işçileri gösterir listelerin incelenmesinde; isimleri belirtilen bu işçilerin, davalı B.. M..nün olağan işleyişi sırasında, yıllar içerisinde, farklı tarihlerde, iş akdi emeklilik nedeniyle sonlanan işçiler olduğu, tenkisat sırasında gönüllü olarak işten ayrılan işçiler olmadığı görülmüştür. Davalı B..

M.. mahkemeye sunduğu 21.02.2014 tarihli dilekçesinde, davacının iş akdinin feshedildiği 04.10.2013 tarihinden sonra 16 işçinin emeklilik nedeniyle gönüllü olarak işten ayrılmak için başvurduğunu ve bu kişilerin işlemlerinin devam ettiğini ve yine temyiz dilekçesinde de gönüllü işten ayrılmak istekleri devam ettiğinden bu tarihten sonra iş akitlerinin feshedilmediğini beyan ettiği görülmüş olup, davalı B..

M..nün tenkisata gitmeden önce gönüllü olarak ayrılmak isteyenlere yönelik bir çalışma yapmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece; davalı işverence, davacının iş akdinin feshi sırasında, TİS’in tenkisata ilişkin hükmünü uygulamamış olması ve fesih işleminin genellik ve objektiflik nitelikleri taşımadığı ve davalı işveren tarafından fesih sebebi olarak gösterilen nedenlerin yerinde olmadığı davalı B..

M.. tarafından, davacının fesih işlemi sırasında, TİS’in tenkisata ilişkin hükmüne uyulduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir.

Ayrıca dosya içeriğinden davacının ve davacıyla aynı gün iş akdi feshedilen bir kısım çalışanların çalıştıkları esnada davalı aleyhine açmış oldukları davalara ait yerel mahkeme kararları ve Yargıtay onama kararlarının incelenmesinde; davacı ve davacı ile aynı tarihte iş akdi aynı nedenlerle feshedilen çok sayıda işçinin çalıştıkları sırada, TİS’deki hak ve alacaklarının tahsili amacıyla davalı B..

M.. aleyhine dava açtıkları ve açılan bu davalarda verilen bir kısım kararların Yargıtay incelemesinden geçerek onanmak sureti ile kesinleştiği ve davacının da fesihten önce 24.04.2013 tarihinde Bursa 7. İş Mahkemesinin 2013/311 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı anlaşıldığından, davacının iş akdinin feshinin asıl nedeninin emekliliğe hak kazanma olmadığı, bu dava nedeniyle iş akdinin feshi yoluna gidildiği,

davacıların işveren aleyhine açtıkları TİS'den kaynaklı tazminat davaları nedeniyle iş akitlerinin feshedildiği de sabit olduğundan, davacının kıdemi de gözetilerek işe başlatmama tazminatının 8 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmek gerekmiştir.

Mahkemece feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacının işe başlatmama tazminatının üst sınırdan belirlenmesine dair temyiz itirazlarının kabulü ile 4857 sayılı Kanununun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda belirtilen nedenlerle;

1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve İŞE İADESİNE,

3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 8 (sekiz) aylık ücreti olarak belirlenmesine,

4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,

5-Alınması gereken 27.70 TL harçtan peşin alınan 25,20 TL harcın tenzili ile bakiye 2.50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 301.00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

8-Yatırılan gider ve delil avansından artan miktarın ilgililere iadesine,

9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 21.01.2015 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/15107, K. 2015/248, 21 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/15107
Karar No
2015/248
Tarih
21 Ocak 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2014/15107 K.2015/299
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/15108 K.2015/1006
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/15108 K.2015/203
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2014/15109 K.2015/451
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/15109 K.2015/71
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/15110 K.2015/1367

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.