KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2021/7389 E., 2022/7136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 12/02/2013 gününde verilen dilekçe ile muhdesatın aidiyetinin tespiti talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24/03/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, maliki bulunduğu 4953 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarında eksiklik bulunduğunu, taşınmazın üzerindeki evi kendisinin yaptığını ve 1998 yılından beri oturduğunu, taşınmazın 183,66 m2 iken hisse çıkarılarak 136 m2’ye düştüğünü, sonra yapılan işlem ile de 112,26 m2’ye düştüğünü, ancak kendisinin 136 m2 yere ev yaptığını ileri sürerek, taşınmazın ve evin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının yaptırdığı evin kendisine ait olduğunun tespiti için davalı ...’ne karşı açtığı davada hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazda davacı 1996 yılında 125/4020 hisse satın almak suretiyle malik olmuş, yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporuna göre, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi gereğince yapılan imar uygulaması ile oluşan 4953 ada 4 parsel sayılı taşınmazda davacının 49/120 hisse maliki olduğu, 2009 yılında taşınmazın tekrar 18. madde uygulamasına tabi tutularak DOP kesintisi yapılmaksızın dağıtıma tabi tutulduğu ve davacı adına 4953 ada 15 parselde 7499/11226 hisse oluştuğu davacı tarafından yapılan binanın fen bilirkişi krokisinde gösterildiği gibi A=136 m2 olduğu, mavi renkle taralı olarak gösterilen binanın 112,26 m2’lik kısmının 4953 ada 15 parsel sayılı taşınmaz içerisinde, 23,74 m2’lik kısmının ise yolda kaldığı hususları tespit edilerek açıklanmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı ...’nün davada taraf sıfatı bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de hüküm sonucu esas bakımından usul ve kanuna uygun olduğundan hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/7389, K. 2022/7136, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama