KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/4913 E., 2022/7761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.09.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.05.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı SSK Başkanlığı vekili, davalı .... vekili ve davalı Vergi Dairesi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, 08.02.2013 tarihinde vefat eden muris ...'ın bir çok kurum ve bankaya borçlu olduğunu ancak adına kayıtlı menkul veya gayrimenkul bulunmadığını belirterek muris ...'ın terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri, davanın süresinde açılmadığını, murisin aktif-pasif malvarlığının ve mirasçıların mirası kabul anlamına gelecek davranışlarda bulunup bulunmadığının araştırılmasını, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunmuşlardır.
Davalı ...vekili, 30.11.2011 tarihinde murisin borcunun tahsil edildiğini, müvekkilinin muristen herhangi bir alacağının kalmadığını, davanın öncelikle pasif husumet yokluğundan reddini, aksi takdirde esastan reddini savunmuştur.
Mahkeme ilk kararında davanın kabulüne karar vermiş, bir kısım davalılar hükmü temyiz etmiştir.
Hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2016/17053 E. 2020/7432 K. sayılı ve 18.11.2020 tarihli ilamı ile, "... bu işten anlayan bilirkişi veya bilirkişiler eliyle murisin "Yasal temsilcisi" olduğu limited şirketin defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak şirketin aktif ve pasifinin saptanması ve murisin şirketin kamu borcundan dolayı sermaye hissesi oranında şahsen sorumlu olacağı miktarın bu suretle belirlenmesi, amme alacağının şirketin malvarlığından tamamen tahsili mümkün ise bu halde davacıların borca batıklığın tespitini istemekte hukuki yararlarının bulunmayacağı gözetilerek isteğin reddedilmesi,
aksi halde murisin ölüm tarihi itibariyle tespit edilen terekesi aktifinin borcu karşılamaya yeterli olmaması halinde isteğin kabulüne karar verilmesi gerekir. Öte yandan somut olayda, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin açıkça borca batık olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır.
Tüm bankalardan mirasbırakanın ölüm tarihi itibari ile hesap bilgileri ve varsa hesap hareketleri sorulmalı, icra dairelerine yazı yazılarak murisin alacaklı veya borçlu olduğu icra dosyaları varsa dosya arasına alınarak alacak ve borçlar ölüm tarihine göre sorularak tespit edilmeli ve ölüm tarihi itibari ile terekenin aktifi ve pasifi tereddütsüz hesaplanmalıdır.
Kabule göre de, davanın niteliği gereği davalı-alacaklıların, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olup olmadığına karar verileceği, göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve harçtan davalıların değil davacının sorumlu tutulması, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekir.
Mahkemece, belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, davanın kabulüne terekenin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı SGK vekili, davalı ... vekili ve davalı ...vekili temyiz etmişlerdir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davalılardan SGK ve Hazine vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2) Davalı ...vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Somut olaya gelince, davalılardan ...nin, cevap dilekçesinde muristen olan alacağını murisin vefatından önce tahsil ettiğini, bu nedenle muristen alacaklı olmadığını bildirdiği görülmektedir. Mahkemece adı geçen davalı yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken aleyhine yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4913, K. 2022/7761, 14 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama