KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/5651 E., 2023/6267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/890 E., 2022/1457 K.
- Karar
- Esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/289 E., 2021/526 K.
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki miras taksim sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının annesinin 2008 yılında, babasının 1994 yılında vefat ettiğini, davalıların kendi aralarında 04.03.2010 tarihinde 5765 ada 330 parsel sayılı taşınmaz hakkında miras mukavelesi düzenlediklerini, davacıyı taraf göstermediklerini ancak taşınmazın 2. katının tapusunu davacıya taahhüt ettiklerini, davacının da bu dairede oturmaya başladığını, binanın yapımı için 40.000 Euro ödediğini, davalıların arsa bedelinden kata düşen 1/5 hisseyi davacıya devretmediklerini beyan ederek tapu kayıtlarının iptali ile muris ... Dinler'den davacıya isabet eden 1/5 payın adına tapuya tesciline, maddi manevi tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tarafların miras bırakanı adına kayıtlı olmadığını, davalılar adına kayıtlı olduğunu, davalıların kendi aralarında 04.03.2010 tarihli miras taksim sözleşmesi yaptığını, her ne kadar davacı taraf iş bu sözleşmenin tarafı olmasa da sözleşmede 2. kattaki daireyi davacıya vermeyi kabul ettiklerini, davacının da taşınmazı kullanmak suretiyle taksim sözleşmesini kabul ettiğini, arsa üzerindeki yapının 9 bağımsız bölümden oluştuğunu, 2. katın arsa payının 10/84 olduğunu,
bu hisseyi vermeye hazır olduklarını hatta ihtarname ile bildirdiklerini ancak davacının 1/5 hisse istemekte ısrar ederek tapu tescil işlemine engel olduğunu, 10/84 payı davacı adına tescil ettirmeyi kabul ettiklerini, binanın yapımında iddia edildiği gibi ödeme yapmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın murisle alakalı olmadığı ve iddia edilenin aksine davalı ... tarafından muristen 1993 yılında satın alınarak sonrasında da diğer davalılara devredildiği, söz konusu satış sözleşmelerinin iptaline ilişkin herhangi bir dava açılmadığı, tapudaki resmi kayıtların aksinin tanıkla ispatı mümkün olmadığından tanık beyanlarına itibar edilmediği, davacının dava konusu taşınmazdaki miras payına ilişkin tapu kaydının iptalini istemesinin mümkün olmadığı, davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davanın muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası olduğundan gösterdikleri tanıklar dinlenildiği halde yerel mahkemece bu hususta tanık dinlenmeyeceği belirtilerek tanıkların beyanını delil olarak kabul etmeyip haksız ve yersiz olarak davanın reddine karar verildiğini, diğer delillerin değerlendirilmesinin de oluşa göre tamamen hatalı olduğunu, maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulması talepleri olmasına rağmen bu konuda herhangi bir karar verilmediğini, Kadıköy .... Noterliği tarafından 22.01.2016 tarihinde davalılara gönderilen 00897 sayı ile düzenlenmiş ihtarname delilinin yok sayılarak karar verildiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın, davalılar ve dava dışı mirasçılar arasında düzenlenen miras taksim sözleşmesine dayandığı, dava konusu taşınmazın muris adına kayıtlı olmadığı, ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın 2. kattaki daireye düşecek arsa payının ne kadar olduğu noktasında toplandığının tespit edildiği, yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususların (muris muvazaası) istinaf incelemesine konu olamayacağı, bu nedenle yerel mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dava dosyasındaki anlatımları ile davalıların kabul beyanlarına göre davanın muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası olduğunun aşikar olmasına rağmen bölge adliye mahkemesi kararında muris muvazaasının ileri sürülemeyeceği açıklamasının kabule şayan olmadığını belirterek istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 308 inci maddesi ve 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 676 ncı maddesi
3. Değerlendirme
Somut olayda; davacı tarafın davalılar ve dava dışı mirasçılar arasında düzenlenen 04.03.2010 tarihli miras taksim sözleşmesine dayandığı, davacıya 2. kattaki dairenin taahhüt edildiği ve davacının bu bağımsız bölümün adına tesciline yönelik dava açtığı, davacının imzası bulunmayan miras taksim sözleşmesini kabul ettiği, ancak yerel mahkemenin dava konusu taşınmazın muris adına kayıtlı olmadığı, davalılara satıldığı, davacının miras payına dayanarak tapu kaydının iptalini istemesinin mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiği anlaşılmıştır.
Ne var ki hükmün isabetli olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır. Davalılar vekili sunduğu cevap dilekçesinde, davalı tarafların 10/84 payı davacıya devretmeye hazır olduklarını bildirerek kabul beyanında bulunmuş olmasına rağmen dikkate alınmadığı anlaşıldığından, mahkemece davalıların kabul beyanı esas alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5651, K. 2023/6267, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama