KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/7121 E., 2023/6388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2024 E., 2022/2477 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/498 E., 2022/45 K.
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki mera komisyon kararının iptali, tespit ve el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı; Ordu Mera Komisyonunun 08/01/2019 tarih ve 2019/1 sayılı kararı ve Valilik Makamının 21/01/2019 tarihli olurları ile Mera Kanunu'nun 12 nci maddesine göre Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii 378/1 parseldeki taşınmazların mera ve yaylak alanı olarak tahsis edildiğini, taşınmazların murisi evvelden kalan taşınmaz olduğunu, dava konusu yerlerin mera ve yaylak vasfı olmadığını, komisyonca verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup eksik inceleme ve araştırma neticesinde verildiğini, Ordu Valiliği Mera Komisyonunun anılan kararlarının iptali ile mera ve yaylak tespit ve tahdidi dışında bırakılmasına, mülkiyetinin de şahsına aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı vekili 26/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; a. Dava konusu Ordu ili, ... İlçesi, ... Mah. ... Mevkii, 378 ada 1 No.lu parselde bulunan taşınmaz üzerinde bulunan ev, ahır, bağlak ve muhdesatların zilyetliğinin müvekkiline ait olduğunun tespitine,
b. Zilyetliği müvekkiline ait olduğu tespit edilecek taşınmaz üzerinde bulunan ev, ahır, bağlak ve muhdesatların, davalılar ve üçüncü kişiler tarafından yıkılmasının ve müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili, işlemin tesisinde müvekkilinin bir müdahalesinin ve takdir yetkisinin olmadığını, davanın müvekkili kurum yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafın komisyonun ilk ilanından sonra 30 gün içinde itiraz etmediğinden açılan davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, 08/01/2019 tarihli mera komisyonu kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, maddi dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili; davanın süresinde açılmadığını, Mera Kanunu'ndan kaynaklı davaların Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına karşı açılması gerektiğini, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, mera yayla ve kışlakların Osmanlı Devleti zamanından bu yana yararlanma ... sahiplerine, vasfını bozmamak kaydıyla konut, ahır gibi yapılar yapma ve geçimlerini temin edecek miktarda tarımsal faaliyet yürütme ... verildiğini, yapılan incelemelerde tarım arazisi benzeri bulgular olmasının doğal olduğunu, özellikle karadeniz bölgesinde fındığın yüksek gelir getirmeye başlamasıyla kullanım ... sahiplerinin söz konusu alanları paylaşarak fındık ekimi yaptığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
2. Mahkemece,''... Davacının dava konusu ettiği taşınmazın, ... Mahallesi , ... Yaylası, 378 ada 1 sayılı mera parseli içerisinde kaldığı, bu parselin, Mera Komisyonunca mera kararı verilerek tapu siciline mera - kamu orta malı olarak tescil edildiği, ayrıca ziraat bilirkişilerinin müşterek raporunda söz konusu arazinin mera vasfında olduğu, davacı tarafın eski tapu kaydına dayanmadığı, ayrıca muhdesat aidiyetinin tespiti açısından da mera arazisi üzerinde böyle bir karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığı, açıklanan nedenlerle kadimden beri mera olarak kullanılan ve hayvancılık dahi yapmayan davacı tarafın zilyetlik tespiti ve men'i müdahale gibi taleplerinin de her biri yönünden davanın reddine'' gerekçesi ile davayı ret etmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, delillerin eksik ve hatalı değerlendirildiğini, bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilmediğini, taşınmazın uzun yıllardır haricen ve rızaen yapılan taksime göre mülkiyeti davacıda olacak şekilde zilyet ettiğini, nizasız ve fasılasız olarak herkesin kendi hisselerine karşılık yerlerini kullandığı hususunun göz ardı edildiğini, yanlış hukuki değerlendirme ile karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesi, ''...Dosya içeriğine, toplanan delillere, davacı tarafça açılan mera komisyon kararının iptali istemi ispat edilememekle bu yöndeki mahkemenin red gerekçesi doğru olduğu gibi dava konusu ile ilgisi olmayan muhtesat aidiyet ve el atmanın önlenmesi davası ıslah yolu ile bu davada istenemeyecek olup bir an ıslahın mümkün olduğu düşünülse bile niteliği mera olan taşınmaz üzerindeki muhtesat için aidiyet tespiti davası dinlenemeyeceğinden davacının ıslah dilekçesindeki talebinin de yerinde olmamasına, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına,....'' gerekçeleri ile istinaf talebini ret etmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf talep dilekçesinde belirtilen nedenlerle hükmü temyize getirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mera komisyon kararının iptali, zilyetliğin tespiti ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa ... olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4).
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/7121, K. 2023/6388, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama