KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/7291 E., 2023/6177 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/974 E., 2021/1015 K.
- Karar
- İstinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/531 E., 2019/309 K.
Karar Metni
1.721 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki mera tahsis komisyon kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı ... Belediyesi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden bir kısım davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı Hazine vekili ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 400 ada 1 ve 401 ada 1 parsel sayılı taşınmazların müvekkillerinin tapu kayıtları kapsamında kaldığını, yıllardır taşınmazlarda malik sıfatıyla zilyet olduklarını, bu taşınmazların mera özelliği taşımamasına rağmen 2007 yılında mera olarak tahdit edilerek 11.12.2015 tarihli ve 2015/9 sayılı mera komisyon tahsis kararıyla da davalı ... adına tahsis edildiğini belirterek, anılan kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacıların aktif dava ehliyetlerinin ve hukuki yararlarının bulunmadığını, davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsamadığını, bu yerlerin 2007 yılında mera olarak tespit edildiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu mera vasfında olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; eksik incelemeyle karar verildiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın gayrimenkulün aynına ilişkin olmadığını bu nedenle taşınmazların değeri üzerinden aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu davacıların dava nedenlerine bakıldığında dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu olmayan orman olması nedeniyle davacıların dava sebeplerinin yerinde olmadığı, orman idaresine açılmış bir dava da olmadığı, bilirkişi raporunda orman vasfında olduğu tespit edilen komisyon kararına konu yerde davacılarca açılan davanın ispatlanamadığı, bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde; toplanan delillerden görüleceği üzere dava konusu taşınmazlarda kadimden beri davacıların malik sıfatıyla zilyet olduklarını, taşınmazların mera vasfında olmadığını, köy yerleşim yeri içinde kaldıklarını, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin davanın mahiyeti ile ilgisi bulunmadığını, taşınmazların davacıların tapulu taşınmazları olduğunu, dayanak tapu kayıtlarının uygulanmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mera tahsis komisyon kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683 üncü maddesi,
2. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Davacılar dava dilekçesinde; 13.11.1944 tarih 63 cilt 200 no: 1297 tarih no: 48 cilt 7 sayfa 45; 1329 tarih no 6 cilt 33 sayfa 186 ve cilt 63 sayfa 5 29 numaralı tapu kayıtlarına ve zilyetliğe dayanarak dava konusu 400 ada 1 ve 401 ada 1 parsel sayılı taşınmazların mer'a vasfında olmayıp özel mülke konu yerler olduklarını savunmuşlardır.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazların orman vasfında oldukları ve özel mülkiyete konu yerlerden olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
3. Davacılar, eski tapu kayıtlarına dayanarak dava konusu taşınmazların özel mülke konu yerlerden olduğunu ileri sürdüklerinden; dava dilekçesinde dayandıkları tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren getirtilerek dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadıkları mahallinde uygulama yapılarak belirlenmelidir.
Uygulamada yararlanmak üzere komşu taşınmazların tapu kayıtları, dayanak kayıtları ve haritaları da getirtilmeli, yapılacak keşifte yöreyi iyi bilen yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişiler ve konularında uzman olan teknik bilirkişiler aracılığı ile kayıtlardaki her sınır bilirkişilere sorularak arazi üzerinde tespit ettirilmeli, davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının dava konusu yerleri kapsayıp kapsamadıkları duraksamasız belirlenmeli, saptanan sınırlar teknik bilirkişinin çizeceği krokide işaret ettirilmeli,
diğer yandan mahalli bilirkişilerin söylediklerinin denetimi açısından komşu taşınmaz revizyon tapu veya vergi kayıtlarının nizalı taşınmaz yönünü ne şekilde nitelendirdiği üzerinde durulmalı ve ayrıca tarafların gösterecekleri tanıklar dinlenmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bölge Adliye Mahkemesince, değinilen hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davalılardan alınarak davacılar ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 21.05.2021 tarih ve 2021/974 Esas, 2021/1015 Karar sayılı kararının bozulmasına dair ve Dairemizin çoğunluk görüşü ile verilen kararda; "(...) Davacılar, eski tapu kayıtlarına dayanarak dava konusu taşınmazların özel mülke konu yerlerden olduğunu ileri sürdüklerinden; dava dilekçesinde dayandıkları tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren getirtilerek dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadıkları mahallinde uygulama yapılarak belirlenmelidir.
Uygulamada yararlanmak üzere komşu taşınmazların tapu kayıtları, dayanak kayıtları ve haritaları da getirtilmeli, yapılacak keşifte yöreyi iyi bilen yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişiler ve konularında uzman olan teknik bilirkişiler aracılığı ile kayıtlardaki her sınır bilirkişilere sorularak arazi üzerinde tespit ettirilmeli, davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının dava konusu yerleri kapsayıp kapsamadıkları duraksamasız belirlenmeli, saptanan sınırlar teknik bilirkişinin çizeceği krokide işaret ettirilmeli,
diğer yandan mahalli bilirkişilerin söylediklerinin denetimi açısından komşu taşınmaz revizyon tapu veya vergi kayıtlarının nizalı taşınmaz yönünü ne şekilde nitelendirdiği üzerinde durulmalı ve ayrıca tarafların gösterecekleri tanıklar dinlenmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir...." şeklindeki gerekçe ile bozma kararı verilmiş ise de, bu gerekçe dosya içeriğine uygun değildir. Şöyle ki;
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde. Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Mevkii ve ... Mevkii 397 ada 1 parsel, 398 ada 1 parsel, 399 ada 1 parsel, 400 ada 1 parsel ve 401 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak verilen mera tahsis kararlarının iptalini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 02.05.2017 tarih ve 2016/117 Esas sayılı kararı ile de, 397 ada 1 parsel, 398 ada 1 parsel ve 399 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar için tefrik kararı verilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş, davaya, 400 ada 1 parsel ve 401 ada 1 parsel için devam olunmuştur. Ancak.
398 ada 1 parsel, 399 ada 1 parsel, 400 ada 1 parsel ve 400 ada 2 No.lu parsellerin mera tahsis kararının iptali için Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2011/192 Esas numarası ile dava açılmış, yapılan yargılama sonunda davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve bu karar 13.01.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
Bilahare, dava konusu edilen bu parsellerin, Mera Tahsis Komisyonu'nun 11.12.2015 tarih ve 2015/19 Esas sayılı kararı ile Kabadüz Belediyesi'ne tahsis edilmesine karar verilmesi üzerine, sanki yeni bir mera tespit kararı varmış gibi, mera komisyon kararının iptali için 02.02.2016 tarihinde yeniden bu dava açılmıştır. Oysa, yukarıda da değinildiği gibi, 400 ada 1 No.lu parsel için kesinleşmiş mahkeme kararı mevcuttur.
Yine, dosyada örneği yer alan tapu kaydına göre 401 ada 1 No.lu parsele ilişkin olarak yapılan itirazın reddi ile mera vasfı ile ve kamu orta malı olarak tesciline karar verilmiştir. Bu durumda temyiz isteminin reddine karar verilerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının onanması gerekirken, bozulmasına karar verilmesi usule aykırıdır.
2. Bozma kararının gerekçesinde belirtilen hava fotoğrafları, memleket haritası ve tarafların bildirdikleri tüm delilleri getirtilmiş, mahallinde 07.09.2017 tarihinde keşif yapılmıştır.
Bu keşif sonunda bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi ... tarafından hazırlanarak mahkemeye sunulan 13.09.2017 tarihli raporda; dava konusu taşınmazlara ilişkin tapu kaydı olmadığı, 1959 tarihli memleket haritasına göre, 400 ada 1 ve 401 ada 1 parsellerin tamamının 5-25 metre boyunda ağaçlarla kaplı alan olduğu, 1956 tarihli hava fotoğraflarına göre 400 ada 1 ve 401 ada 1 parsellerin tamamının %40-100 kapalılıkta iğne yapraklı ağaç ve ağaççıklarla kaplı olduğu, komşu taşınmazdaki ağaçlık sahalarla bitişik olduğu, aralarında ayırıcı unsur olmadığının tespit edildiği,
ağaçlarla kaplı olması ve orman bütünlüğü içerisinde bulunması nedeniyle 6831 sayılı Yasa'nın 1 inci maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu yolunda görüş bildirilmiştir. Yine, Ziraat Yüksek Mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanarak mahkemeye sunulan 03.10.2017 tarihli raporda.
400 ada 1 ve 401 ada 1 parsellerin tamamının ağaçlık alan içerisinde kaldığı, toprağının ise, orman toprağında bulunması gereken özellikleri karakterize ettiği, bu nedenle orman sayılan yerlerden olması gerektiği belirtilmiştir.
3. Yukarıda da özetlendiği gibi; davacıların talebi Mera Tahsis Komisyonu'nun 11.12.2015 tarih 2015/19 sayılı kararı ile Kabadüz Belediyesine yapılan tahsisin iptal edilmesi talebinden ibarettir; yani davacıların bir tescil talepleri bulunmamaktadır.
Ancak dairemizin bozma kararında, taraflar arasındaki çekişmede sanki bir tapu iptal ve tescil talebi de varmış gibi "dava dilekçesinde dayandıkları tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren getirtilerek dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadıkları mahallinde uygulama yapılarak belirlenmelidir." şeklinde bozma kararı verilmiştir.
Bu bozma gerekçesi, davacıların talebini de aşan bir karardır ve gerek 400 ada 1 parsel, gerekse 401 ada 1 parsel ile ilgili kesinleşmiş kararlar mevcuttur. Dolayısı ile; davacıların talebi mahkemece kabul edilerek Mera Tahsis Komisyonu'nun 11.12.2015 tarih ve 2015/19 Esas sayılı kararı ile Kabadüz Belediyesine yapılan tahsis kararının iptaline karar verilse dahi, bu kararla, dava konusu 400 ada 1 parsel ve 401 ada 1 parselin "mera" vasfı değişmeyecektir.
Yani, davanın kabulüne karar verilmesinde davacıların hukuki yararı da bulunmamaktadır.
Açıkladığımız bu gerekçe ile, sonuç itibari ile hukuka uygun olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 21.05.2021 tarih ve 2021/974 Esas, 2021/1015 Karar sayılı kararının onanması gerektiği kanaatindeyiz. Bu nedenle sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne iştirak etmiyoruz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/7291, K. 2023/6177, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama