İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/1671 K.2024/2881

Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 647 nci maddesine göre miras bırakan tarafından öngörülen paylaştırma kuralı uyarınca özgülenecek mala ilişkin olarak seçimlik hakkın kullandırılması, aksi halde özgülenecek malın miras bırakanın…

Esas2023/1671Karar2024/2881Tarih23 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.207 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2023/1671 E., 2024/2881 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mayıs 2024
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/3306 E., 2022/2534 K.
Dava tarihi
27.12.2018
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
... 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/189 E., 2021/493 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.207 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 647 nci maddesine göre miras bırakan tarafından öngörülen paylaştırma kuralı uyarınca özgülenecek mala ilişkin olarak seçimlik hakkın kullandırılması, aksi halde özgülenecek malın miras bırakanın tercihi doğrultusunda tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, maktu harca tabi davanın istisnalar kapsamında olmaması nedeniyle duruşma talebinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; 22.02.2009'da ölen muris ...'ya ait ... 9. Noterliğinin 02.08.1994 tarihli vasiyetnamesinin 5 inci maddesine göre müvekkilinin en fazla saklı payını alabileceğini ve saklı payın karşılığını para olarak alabileceğini, ancak davalıların aksini seçmeleri durumunda saklı payı gayrimenkul olarak verebileceklerini, vasiyetnamenin 5 inci maddesindeki seçimlik hakkın davalılar tarafından yıllardır kullanılmadığını, bu nedenle müvekkilinin taşınmazların giderlerine katlanmak ve örneğin oldukça yüklü emlak vergilerini ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek öncelikle davalıların seçimlik haklarını kullanmalarının sağlanmasını aksi halde, murisin de iradesine uygun olarak para ödemeyi seçtiklerinin tespitini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar ... ve ... vekili, talebin zamansız, halihazırda imkansız, hukuka ve usule aykırı olduğunu, terekeye ilişkin davalar kesinleşmeden, tereke kapsamı ve değeri belli olmadan müvekkillerinin seçim yapmaya zorlanamayacaklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile seçimlik hakkın kullanılmasının makul süreyi aşacak şekilde ertelenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, verilen kesin süre içinde davalıların seçim yapmamaları nedeniyle para ödemeyi seçmiş sayıldıklarının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... ve ... vekili, terekenin tespitine ilişkin davanın henüz sonuçlanmadığını, ayrıca hem taraflar arasında hem de üçüncü kişilerle tereke arasında pek çok derdest davaların olduğunu, bu haliyle tereke kapsamının, terekedeki taşınmazların ve davacının payına karşılık gelecek nakdin terekede olup olmadığının belirsiz olduğunu, vasiyetnamenin 5 inci maddesindeki seçimlik hakkın "tespit edilmiş" değerler üzerinden belirleneceğinin ve "mirasın taksimi sırasında" kullanılacağının hüküm altına alındığını, tereke belirlenmeden, terekeye dahil taşınmazların güncel değerleri tespit edilmeden,

mirasın taksimi sırası gelmeden müvekkillerinin seçimlik haklarını kullanmaya zorlanamayacaklarını, haklı itirazlarının dikkate alınmaması nedeniyle hakimi reddederek şikâyet ettiklerini ve hakim aleyhinde açılan dava nedeniyle aralarında husumet doğan yasaklı hakimin verdiği kararın yok hükmünde olduğunu, tespit davasının hukuki yarar yokluğundan reddinin gerekeceğini, zira davacıların hukuki yarar olarak gösterdikleri taşınmazların vergilerini ödemek zorunda kaldıkları yönündeki iddialarının da gerçek dışı olduğunu, bugüne kadar hiçbir mirasçının terekeyle ilgili vergi ödemediğini,

kaldı ki müvekkillerinin para ödemeyi seçse dahi mirasçının tereke borçlarından sorumluluğunun ortadan kalkmayacağını, nispi harç tamamlanmadan maktu harçla yargılamanın sürdürülerek sonlandırıldığını, Mahkemece ancak usuli konularda kesin süre verilebileceğini, esasa ilişkin konularda kesin süre verilemeyeceğini, seçimlik hakkın kullanılmasının taşınmaz mülkiyetinin devri ve davanın kabulü niteliğinde sonuçlar doğuracağını, bu nedenle de vekaletinde özel yetki olmaksızın seçimlik hakka ilişkin avukata verilen kesin sürenin müvekkilini bağlamayacağını,

özel yetki gerekliliğinin Türk Borçlar Kanunu'nun 504 üncü ve 6100 sayılı Kanun'un 74 üncü maddelerinde hüküm altına alındığını, taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasında, ... vekili tarafından, müvekkilleri ... ve ...'nın seçimlik haklarını kullanmaları yönünde talepte bulunulduğunu ancak talebin reddedildiğini, tereke tespitine ilişkin davaların tüm mirasçılar açısından bekletici mesele sayıldığını, mirasçılar arasında ayrım yapılmasının adil yargılanma hakkına ihlal oluşturacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tespit niteliğinde olduğu, seçimlik hakkın kullanılmasının makul süreyi aşacak şekilde engellenemeyeceği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar ... ve ... vekili; istinaf aşamasındaki gerekçelerin yanı sıra Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını ve temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 647 nci maddesine göre miras bırakan tarafından öngörülen paylaştırma kuralı uyarınca özgülenecek mala ilişkin olarak seçimlik hakkın kullandırılması, aksi halde özgülenecek malın miras bırakanın tercihi doğrultusunda tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 642 nci maddesi şöyledir: "Mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça, her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir."

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 647 nci maddesi şöyledir: "Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufuyla paylaşmanın nasıl yapılacağı ve payların nasıl oluşturulacağı hakkında kurallar koyabilir. Bu kurallar, mirasbırakan tarafından kastedilmemiş olan bir eşitsizlik hâlinde payların denkleştirilmesi olanağı saklı kalmak kaydıyla, mirasçılar için bağlayıcıdır. Aksini arzu ettiği tasarruftan anlaşılmadıkça, mirasbırakanın tereke malını bir mirasçıya özgülemesi, vasiyet olmayıp sadece paylaştırma kuralı sayılır."

3. Değinilen 647 nci maddeye göre miras bırakan, sağlığında yapacağı ölüme bağlı bir tasarrufla mirasın paylaşılmasına ilişkin kurallar koyabilir. Ancak miras bırakanın paylaşmayı isteme hakkına ve süresine ilişkin bir kural koyup koyamayacağı hususunda kanunda bir netlik söz konusu değildir. Ne var ki miras bırakanın, mirasçıların paylaşmayı isteme hakkını süresiz olarak ortadan kaldıracak bir tasarrufta bulunamayacağı tereddütsüzdür (...Hukuku Cilt IV, 17. Bası, ..., ... Kitabevi, 2021, sayfa 489; ... Gençcan, Miras Hukuku, 5. Bası, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021, sayfa 1413). Zira aksinin kabulü, miras ortaklığının amacı ile bağdaşmaz.

4. Miras bırakanın, paylaşmayı belirli bir süre yasaklayıp yasaklayamayacağı ise öngörülen süreye göre değerlendirilmelidir. Miras bırakanın makul ve belirli bir süre ile paylaşmayı engellemesi/ertelemesi mümkündür. Ancak miras ortaklığının mirasçılar tarafından katlanılması beklenemeyecek kadar uzun süre devamının öngörülmesi geçersiz sayılacaktır. Böyle bir durumda bir mirasçı dahi paylaşma davası açabilecek ve diğer mirasçılar, miras bırakanın tasarrufunu ileri sürerek paylaşmayı önleyemeyeceklerdir (...Hukuku Cilt IV, 17. Bası, ..., ... Kitabevi, 2021, sayfa 489).

5. Bir diğer anlatımla, miras bırakanın paylaşmayı süresiz ya da makul olmayacak derecede uzun bir süre ile ertelemesi geçersiz sayılır (... Gençcan, Miras Hukuku, 5. Bası, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021, sayfa 1413; ..., Miras Hukuku, 3. Bası, ..., ... Kitabevi, 1987, sayfa 684-685; ...Hukuku Cilt IV, 17. Bası, ..., ... Kitabevi, 2021, sayfa 489; O. ... Hukuku, Cilt III, 5. Bası, Ankara, Seçkin, 2021, sayfa 516). Sonuç olarak, 4721 sayılı Yasa'nın 647 nci maddesinde düzenlenen miras bırakanın tasarrufu ile koyabileceği paylaşma kurallarının açıklanan ilkeler ışığında değerlendirilmesi ve yorumlanması gerektiği şüphesizdir.

3. Değerlendirme

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasının açıldığının ve paylaşma sırasının geldiğinin;

öte yandan miras bırakanın koyduğu paylaştırma kuralı ile bir kısım mirasçılarına bahşettiği seçim hakkının, makul süreyi aşacak şekilde mirasın paylaşılmasını engelleyici bir mahiyette yorumlanamayacağının, miras bırakanın 22.02.2009 tarihinde öldüğü de dikkate alındığında paylaştırma kuralının ne şekilde uygulanacağı hususunda uyuşmazlığı giderici mahiyette verilen kararın isabetli olduğunun da anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

23.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1671, K. 2024/2881, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1671
Karar No
2024/2881
Tarih
23 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/1672 K.2024/2941
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1674 K.2024/1496
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/1674 K.2024/1750
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/1678 K.2024/5989
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1679 K.2024/3460
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1682 K.2024/1506

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.