İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/1825 K.2023/2539

Taraflar arasındaki şahsi hakka dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Esas2023/1825Karar2023/2539Tarih11 Mayıs 2023Okuma10 dk · 2.012 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2023/1825 E., 2023/2539 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mayıs 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1144 E., 2022/3002 K.
Dava tarihi
30.12.2014
Karar
Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
İlk derece mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2014/531 E., 2019/30 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.012 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

Taraflar arasındaki şahsi hakka dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamına uyan Bölge Adliye Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı İdare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkillerinin murisleri ... ile ...’in.. ili, ... ilçesi, ...Mahallesi, Zafer Sokak, No:22 ve 22/A adreslerinde gecekondularının bulunduğunu, bu kişilerin, eski 3038 ada, 14 parseli Kağıthane Belediyesinden 29.03.1979 tarihinde 223,00 TL/m² bedel üzerinden açık artırma suretiyle satın aldıklarını, 152,00 m² yüzölçümlü taşınmazın ihale bedeli olarak 33,896,00 ETL bedeli makbuz karşılığında ve 19 taksitte ödediklerini, taşınmazın üzerindeki binalardan birinin ...'a, diğerinin ...'e ait olup binanın yapıldığı 1960 yılından beri zilyetliklerinde olduğunu,

Kağıthane Belediyesinin yaptığı imar ıslah çalışmasında yerin konut alanına alınıp 6232 ada, 5 parsel olarak tescil edildiğini, tapu verilmesi için müracaat edildiğinde ödenen ihale bedellerinin belediye tarafından arsa bedeli olarak kabul edilmediğini, ... ve ...'in ise bu süreçte vefat ettiklerini, Borçlar Kanunu’nun 230 uncu ve müteakip maddelerine göre yapılan ihtiyari açık artırmalara ilişkin ihale evrakının mülkiyeti geçiren belgeler olup ihaleyi yapan belediyenin alıcıyı tapuya bildirmek ve tapunun alıcı adına çıkartılması borcu altına girdiğini beyan ederek.

İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 5232 ada, 8 parsel tapusunun ihale üzerine edinilmiş olması sebebiyle davalı adına olan kaydın iptali ve 1/2 hissesinin ... mirasçıları adına, 1/2 hissesinin Hakkı Ermiş mirasçıları adına miras hisseleri nispetinde tescillerine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili: Bahsi geçen ihale ile ilgili işlemlerin 2490 sayılı Artırma Eksiltme ve İhale Kanunu uyarınca Kağıthane Belediye Başkanlığınca yürütüldüğü için idarelerinde ihale işlem dosyasının bulunmadığını, ıslah-imar planı tamamlanan dava konusu bölgede hak sahiplerine tapuların verilmesi işinin ihaleyi gerçekleştirmiş olan Kağıthane Belediyesi'nin yetkisi ve sorumluluğunda olduğunu, husumetin belediyeye yöneltilmesi ve tescil talebinin kabulü için yasal koşulların oluşup oluşmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini, kabul edildiği taktirde taşınmazın bulunduğu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının davacıyı da bağlayıcı olduğunu beyan ederek; davanın öncelikle husumet yönünden, mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. BOZMA ÖNCESİNDEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ve BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2019 tarihli ve 2014/531 Esas, 2019/30 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili; dava zamanaşımına uğramıştır. Aradaki hukuki ilişki yapılan ihaledir. İhale ise sözleşmeye bağlanmadığı için geçerli bir satış yoktur. Reddedilen miktar üzerinden 21.910,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili yerinde olmayıp bu miktarın davalı müvekkile ödenmesi gereklidir.

DOP kesintisi yapıldıktan sonra bilirkişilerce belirlenen ihale bedelinden eksik kalan 6.656,00 ETL'nin güncel değeri 1.526,00 TL depo edilmekle bu bedelin müvekkile ödenmesi gerekirken bu hususta bir hüküm kurulmamıştır. Karar bu yönüyle eksik ve hatalıdır.

Davacı tarafın ilgili belediyeye başvurarak ıslah-imar planları kapsamında kendilerine yer tahsisi yapılmasını ve tapu verilmesini istemeleri gerekirken bu husus ilk derece mahkemesince hiç incelenmemiştir; şeklinde beyanda bulunarak hükmü istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 15/10/2020 tarihli ve 2019/1436 Esas, 2020/1435 Karar sayılı ilk kararıyla;

"...İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 21.910,00 TL vekalet ücretinin davalıya verilmesi gerekirken maddi hata ile hükmün 6. maddesinde, ''Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzeriden hesaplanan karar tarihindeki AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 21.910,00.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine'' şeklideki karar hatalı olmuştur.

Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerindedir. Ayrıca ihale bedelinin eksik kalan kısmının güncel değeri olan 1.526,80 TL davalı adına bankaya yatırtılmış olmasına rağmen hükümde bu bedelin davalıya ödenmesi yönünde karar tesis edilmemiş olması da hatalı olup bu yönden de kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklandığı şekilde davanın reddedilen miktarı üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve ihale bedelinin eksik kalan kısmının güncel değeri olan 1.526,80 TL davalı adına ödenmesi yönünde hüküm tesis edilmemiş olması doğru görülmediğinden, kararın kaldırılmasına ve yeniden davalı lehine reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine ve depo edilen bedelin davalı vekiline ödenmesine..." karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 21.02.2022 tarih ve 2021/2130 Esas, 2022/1233 Karar sayılı bozma ilamıyla;

"... 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapıldığı ve konut alanında bulunan tahsise konu yerde arsa bedelinin ödenmiş olması, bedel ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,

İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması,

Yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı Yasa ile Değişik 2981 sayılı Yasanın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak; tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.

Somut olaya gelince; dava konusu arsa vasıflı taşınmazın davacılar murisleri tarafından 19.03.1979 tarihinde açık artırma yoluyla gerçekleştirilen ihale ile satın aldıkları, ihale bedelinin 34.119,00TL olduğu, taşınmaz bedelinin taksitle ödendiği, 6.879,00TL bedelin ödendiğine dair davacılar tarafından belge sunulmadığı, 03.04.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda ödenmeyen taşınmaz bedeli güncel değer hesabında parametre olarak dolar kuru, Cumhuriyet altını, MB enflasyon dönüştürücüsünün esas alındığı, ortalama değerin hesap tarihinde 1.526,80TL olarak tespit edildiği ve bu bedelin mahkemece depo edilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Tahsise konu yerde arsa bedelinin ödenmemiş olması halinde, öncelikle taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması gerekmektedir. İhale bedelinden ödenmeyen kısmın oranı tespit edilerek, bu oranın taşınmazın dava tarihindeki rayiç değer karşılığı bulunmak suretiyle eksik satış bedelin depo ettirilmesine karar verilmesi gerekirken, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca bedelin uyarlanması yöntemi ile karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma ilamındaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2022 tarihli ve 2022/1144 Esas, 2022/3002 Karar sayılı kararıyla;

"... Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu arsa vasıflı taşınmazın davacılar murisleri tarafından 19.03.1979 tarihinde açık artırma yoluyla gerçekleştirilen ihale ile satın aldıkları, ihale bedelinin 33.896,00 TL olduğu, taşınmaz bedelinin taksitle ödendiği, 6.879,00 TL bedelin ödendiğine dair davacılar tarafından belge sunulmadığı, Dairemizce alınan 07/10/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre ödenmeyen kısmın dava tarihi itibariyle değerinin 97.000,00 TL olduğu, harcı yatırılmak suretiyle ödenmeyen bedelin davacı tarafça depo edildiği..." gerekçesiyle;

Davanın kısmen kabulü ile;

Dava konusu ...ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, 5232 ada, 8 parsel sayılı (eski 3038 ada, 14 parsel) taşınmazın davalı ... Belediyesi adına olan tapu kaydının 2490 sayılı Kanun'un 41 ve 818 Borçlar Kanunu'nun 230 ve devamı maddeleri gereğince 663936/ 1021440 oranında iptali ile;

A-Davacıların murisi ... mirasçılarının veraset ilamındaki hisseleri ve mirasçılardan ...'ün, muris terekesindeki hissesini davacı ...'a devir ve temlik ettiği dikkate alınarak, a- ... adına 82992/1021440 hisse olarak, b- ...adına 41496/1021440 hisse olarak, c-... adına 41496/1021440 hisse olarak, d- ... adına 41496/1021440 hisse olarak, e-... adına 82992/1021440 hisse olarak, f-...(...) adına 41496/1021440 hisse olarak,

B-Bir kısım davacıların murisi ...in mirasçılarının veraset ilamındaki hisseleri ve mirasçılardan hisse devrinden sonra ... hissesini ...’e devredildiği dikkate alınarak, muris terekesindeki hisseleri dikkate alınarak;

a- ... adına 47424/1021440 hisse olarak,

b- ... adına 94848/1021440 hisse olarak,

c- ... adına 47424/1021440 hisse olarak,

d-... adına 47424/1021440 hisse olarak,

e- Nafıye Ermiş adına 47424/1021440 hisse olarak,

f- ... adına 8892/1021440 hisse olarak,

g- ... adına 9633/1021440 hisse olarak,

h- Betul Ermiş adına 9633/1021440 hisse olarak,

ı-... (Ermiş) adına 9633/1021440 hisse olarak,

i-... (Ermiş) adına 9633/1021440 hisse olarak tapuda adlarına tesciline,

Dava konusu taşınmazda davalı ... adına kalacak hissenin (İstanbul Büyükşehir Belediyesi) 357504/1021440 hisse olduğunun tespitine,

Karar kesinleştiğinde depo edilen 97.000,00 TL'nin tüm nemalarıyla davalıya ödenmesine, bakiye bedelin talep halinde davacılara iadesine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; müvekkile ödenmesine hükmedilen 97.000,00 TL bedel düşük hesaplanmıştır. Denkleştirici adalete uygun karar verilmemiştir. Tapu tahsis belgesi şahsi hak sağlayan zilyetlik belgesidir. İmar-ıslah planı uygulamaya konulmalıdır. Tapu tahsis belgesinin tapu senedine dönüşebilmesi için gerekli şartlar gerçekleşmemiştir. Yeniden yapılacak inceleme ve değerlendirme üzerine hüküm tesis edilmelidir; şeklinde beyanda bulunarak hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14- 763- 864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;

Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,

Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,

İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,

Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,

Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,

Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,

İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18 inci maddesinin maddesinin b ve c alt bentleri uyarınca maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.

Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,

Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,

İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,

Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,

Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,

Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,

İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa'nın 18 inci maddesinin b ve c alt bentleri maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesince kurulan hükümde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1825, K. 2023/2539, 11 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. BOZMA ÖNCESİNDEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ve BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  11. A. Bozma Kararı
  12. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. C. Gerekçe ve Sonuç
  14. VI. Temyiz
  15. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  16. B. Temyiz Sebepleri
  17. C. Gerekçe
  18. VII. Karar
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1825
Karar No
2023/2539
Tarih
11 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/1828 K.2023/10734
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/1829 K.2023/2377
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1829 K.2023/1940
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/1830 K.2023/2649
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/1830 K.2023/3482
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1831 K.2023/2774

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.