KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/3660 E., 2024/4056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1638 E., 2023/1109 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/98 E., 2022/359 K.
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki temliken tescil, olmazsa tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince temliken tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının 163 ada 10 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, 163 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davalıya fabrika binası yapmak üzere Uşak Deri Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Teşekkül Başkanlığınca tahsis edildiğini, OSB'nin davalıya dava konusu taşınmazda yapı ruhsatı alması için 17.01.2009 tarihine kadar, inşaatı tamamlayıp yapı kullanma izin belgesi ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alması,
üretime geçmesi için 17.01.2010 tarihine kadar süre verdiğini, verilen sürelerde iş ve işlemlerin tamamlanmaması üzerine 31.12.2012 tarihine kadar son kez süre verildiğini, bu süreye kadar fabrikanın inşa edilip üretime geçilmemesi halinde davalı lehine yapılan tahsisin iptal edileceğinin davalıya ihtar edildiğini, gelinen aşamadan sonra davalının müvekkiline gelerek fabrikayı inşa etmesini, fabrikanın tamamlanmasından sonra davacıdan taşınmazı satmasını ve arsa bedeli olarak 100.000,00 TL'nin kendisine verilmesini istediğini, davacının teklifi kabul ettiğini,
tarafların arasındaki akrabalık ve güven ilişkisi nedeniyle yazılı sözleşme yapılmadığını, davalının müvekkilini 07.08.2012 günlü düzenleme şeklindeki vekaletname ile fabrika binası inşa etme ve satışı hususunda vekil tayin ettiğini, davacının işveren sıfatını kullanarak dava dışı şirket ile fabrika binası inşası için sözleşme imzaladığını, fabrika yapımının 400.000,00 TL üzerinde bir bedele mal olduğunu, davalının inşaat bitiminden sonra dava konusu taşınmazı OSB'den devraldığını,
davacının 163 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından kendisine devrini beklerken dava konusu yerin satışı için 3. kişilerle görüşme içinde olduğunu öğrendiğini, akabinde davalının davacıyı azlettiğini, davacının iyiniyetle davalının arazisine kendi malzemesi ile fabrika binası inşa ettiğini, yapı değerinin arsa değerinden açıkça fazla olduğunu iddia ederek temliken tescil olmazsa tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 10.05.2022 tarihli son oturumda tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, aksi halde yapı bedeli olan 309.350,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, taraflar arasında yapılan şifahi sözleşme ile davacının dava konusu taşınmazdaki fabrikayı bedeli mukabili inşa ederek müvekkiline teslimini taahhüt ettiğini, davalının davacıyı fabrika inşası hususunda vekil tayin ettiğini, fabrikanın dava dışı inşaat şirketi tarafından 195.000,00 TL karşılığında inşa edildiğini, inşaat şirketinin faturayı müvekkili adına düzenlediğini, fabrika inşasının tamamlanmasından sonra davalının, davacının anılan taşınmazı 3. kişilere satmaya çalıştığını haber aldığını,
bu haber üzerine müvekkilinin haklı olarak davacıyı vekillikten azlettiğini, davacının inşaat bedelini müvekkilinden tahsil etmek yerine dava konusu taşınmazı satmaya çalışıp kapora almasının iyiniyetle bağdaşmadığını, inşaat maliyet bedelinin müvekkili tarafından ödenerek fabrikanın davalı uhdesinde bırakılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı vekili 27.12.2018 tarihli 18. oturumda davalının fabrika bedelini ödemeye hazır olduğunu belirtmiş, hazır olan davalı asil vekilinin beyanına katıldığını belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; temliken tescilin yasal şartlarının oluşmadığı, yapının davacı tarafından inşa edildiğinin tarafların kabulünde olduğu, yapı bedelinin davacıya ödenmesinin uygun olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat isteminin kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarına ilaveten, temliken tescilin şartlarının oluştuğunu, davacının iyiniyetli olduğunu, ödeme belgeleri, vekaletname ve tanık beyanları ile davacının iddiasını ispat ettiğini, davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, arsanın kıymet takdirinin doğru yapılmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, temliken tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 723 ve 724 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3660, K. 2024/4056, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama