KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4022 E., 2024/3830 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/593 E., 2023/939 K.
- Dava tarihi
- 09.07.2020
- Karar
- Davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/317 E., 2022/199 K.
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 06.01.2015 tarihinde ölen muris ...’nun 29.04.2014 tarihli düzenlenme şeklinde vasiyetname ile müvekkili ...'na toplam 4 adet taşınmazdaki hak ve hisselerin tamamını vasiyet ettiğini, murisin ölümünden sonra ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/153 Esas ve 2015/155 Karar sayılı dosyası ile mirasçılık belgesinin alındığını, vasiyetnamenin ...
1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/43 Esas ve 2016/53 Karar sayılı dosyası ile açılıp okunarak kesinleştiğini, vasiyetnamenin sulhen tenfizi için davacılar, ... ve davalı ...'nun tapu müdürlüğüne başvurduğunu, diğer davalılar gelmediğinden, tapu müdürlüğünde tenfiz yapılamadığını, zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle ... ve ...’nın davalı olarak gösterildiğini, imzaya gelmeyen davalıların davranışları ile bu davanın açılmasına neden olduklarını belirterek, ...
6. Noterliğinin 29.04.2014 tarih ve 3120 yevmiye numaralı düzenlenme şeklinde vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin dava açılmadan tenfiz için elinden geleni yaptığını, bu nedenle dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın kabulü ile müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmemesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin yasal mirasçı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... cevap dilekçesinde, dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın kabulü ile aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar tarafından ortak murislerinin bırakmış olduğu vasiyetnamenin tenfizi için dava açıldığı, davalıların vasiyetname ile ilgili olarak gerekli işlemlerin yapılmasına dava öncesi dahi hazır olduklarını bildirdikleri, taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, taşınmazların değerinin bilirkişi marifetiyle tespit edildiği, murisin bırakmış olduğu vasiyetnamenin açılıp okunduğu, yapılan araştırmada vasiyetnamenin geçerliliğini etkileyecek bir uyuşmazlığın bulunmadığı, murisin son iradesi uyarınca işlem yapılmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvurusunda; davanın kabul edilmiş olmasına karşın yargılama giderinin müvekkilleri üzerinde bırakılmasının ve dava açılmasına sebep olan davalı ... aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, vasiyetnamenin tenfizine yönelik talep bakımından davalı ...'nun davayı kabul etmediği gibi davanın açılmasına da sebebiyet vermiş olduğu, davacı yararına yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurunun bu yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri düzeltilmek suretiyle yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyizinde; davacı tarafın müvekkilini tenfiz için tapu müdürlüğüne davet ettiğine dair ihtarname göndermediğini, müvekkilinin imza atmaya bilinçli olarak gitmediğine dair delil sunmadığını, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 514 ve 600. maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4022, K. 2024/3830, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama