KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4488 E., 2024/3774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1127 E., 2023/1119 K.
- Dava tarihi
- 10.03.2021
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/181 E., 2021/800 K.
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 291 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan 3 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalıların dava konusu taşınmazda işgalci olduğunu, müvekkilinin başlangıçta duruma rıza göstermiş ise de sonradan rızasını geri aldığını iddia ederek davalıların dava konusu bağımsız bölüme el atmasının önlenmesine ve dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini, davacının rızası bulunduğunu, davacının oğlu ve gelini olduklarını, 17 yıldır dava konusu bağımsız bölümde ikamet ettiklerini, kötüniyetin bulunmadığını, dava konusu taşınmaza yaklaşık 100.000,00 TL değerinde tadilat yaptırdıklarını, talebin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 25.11.2021 günlü 2021/181 Esas, 2021/800 Karar sayılı kararında; "dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davacının mülkiyet hakkının gözetilmesi ve kayda üstünlük tanınması gerektiği, davacının rızasının kalktığı günden dava tarihine kadar ecrimisil ödenmesinin uygun olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıların dava konusu bağımsız bölüme el atmasının önlenmesine, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalılar istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edildiğini, cevap dilekçesinin süresinde verildiğinin kabul edilmemesi nedeniyle tanık dinletemediklerini, davacının rızasının bulunduğunu, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ecrimisilin şartlarının oluşmadığını, kötüniyet bulunmadığını, dava konusu bağımsız bölümde tamir ve tadilat yaptırdıklarını, davacının ailesine karşı yükümlülüklerinin bulunduğunu, engelli çocuk sahibi olduklarını, başka bir yere taşınma imkanlarının bulunmadığını ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2023 günlü 2022/1127 Esas, 2023/1119 Karar sayılı kararında; "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarına ilaveten davacının baskı ve zorlaması ile dava konusu bağımsız bölümü 23.06.2023 tarihinde tahliye ettiğini, davanın konusunun kalmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683 üncü maddesi,
2.Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4488, K. 2024/3774, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama