KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4796 E., 2024/4696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2255 E., 2023/1039 K.
- Davacılar
- ... vd. vekilleri Avukat ... vd.
- Dava tarihi
- 12.12.2012
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Uzunköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/130 E., 2021/92 K.
Karar Metni
904 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkillerin dedesi ...'nın 25.03.2012 tarihinde öldüğünü, 16.08.2001 tarihinde...Noterliği'nde düzenlediği vasiyetnamenin...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/74 Esas sayılı dosyası ile 26.04.2012 tarihinde açıldığını, anılan vasiyetnamenin iptali gerektiğini, mirasbırakan ...'nın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte 71 yaşında ve temyiz kudretinden yoksun olduğunu, davaya konu vasiyetnamenin mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin olmadığı bir zamanda yapıldığı gibi, bu durumdan istifade eden davalının eşinin mirasbırakanı yanıltması ve aldatması sonucunda yapıldığını,
tam teşekküllü devlet hastanesinden alınmış heyet raporu olmadığını,...ilçesi Sağlık Ocağında tek bir tabip tarafından düzenlenen sağlık raporunun bu vasiyetnamenin düzenlenmesi için yeterli olmayacağını, buna rağmen...Noterliği'nde ilgili vasiyetnamenin düzenlendiğinden vasiyetnamenin şeklen de yasaya aykırı olduğunu, ayrıca kendisine tasarrufta bulunan davalının doğuştan akıl zayıflığı, akıl hastalığı bulunduğunu, bu bakımdan da vasiyetnamenin iptal edilmesi gerektiğini, kaldı ki kamu hukukundan kaynaklanan bazı haklar ile özel hukuktan kaynaklanan bazı hakların kullanılabilmesi için kişinin fiil ehliyetinin olması gerektiğini,
diğer yandan vasiyetname ile müvekkillerin saklı paylarının da ihlal edildiğini, mirasçılar arasında büyük bir mal paylaşım dengesizliği olduğunu, mirasbırakanın yaptığı ölüme bağlı işlemin saklı pay hisseli mirasçıların saklı paylarına tecavüz etmemesi gerektiğini, mirasbırakanın tasarruf serbestisinin tasarruf nisabı ile sınırlı olduğunu ileri sürerek, dava konusu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, murisin öldüğü tarihe kadar temyiz kudretini haiz yaşadığını, murisin 71 yaşında olmasının işlem ehliyetinin olmadığını göstermediğini, yaşlılığın bu işlemi yapmaya kanuni bir engelinin olmadığını, murisin akıl sağlığı yerinde olduğundan kimsenin onu yanıltmasının ya da hata yaptırmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile iddiaların ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece tenkise ilişkin dava dilekçelerindeki açıklamaları ve yargılama aşamalarındaki açıklama, beyan ve talepleri ve şimdiye değin dosyanın geldiği tenkis incelemesine dair dosyaya önceki çıkan hakimlerin değerlendirmelerini yok sayarak,
hatalı hukuki değerlendirme ile davayı sadece vasiyetname iptali olarak değerlendirip sonlandırmışsa da, Yargıtay kararlarıyla sabit olduğu üzere dava dilekçesinde murisin vasiyetname ile tasarruf nisabını aştığı ileri sürerek bu nedenle vasiyetnamenin iptali istediğini belirttiklerini, tasarruf nisabının aşılması ölüme bağlı tasarrufların iptali sebebi olmayıp tenkis davasının konusu olduğunu, bu hususun vasiyetnamenin iptali istemi yanında tenkis isteminde de bulunulduğunu gösterdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak; İlk Derece Mahkemesince sözlü yargılama için gün tayin edilmeden 6100 sayılı HMK’nın 186 ncı maddesine aykırı şekilde hüküm kurulduğunu ileri sürerek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 nci maddesine dayalı vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557, 558, 559, 560 ve 561 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Dosya kapsamında, mahkemece tahkikat duruşması bittikten sonra 6100 sayılı Kanun'un 186 ncı maddesi gereği tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşaması için ayrı bir gün tayini talep edilmediğinden, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2. Davacı davasında vasiyetnamenin iptalini talep etmiş ise de bu iddiasını ispatlayamamıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 nci maddesinde yer alan ve vasiyetnamenin iptali için öngörülen şartlardan hiçbirisi olayda gerçekleşmemiştir. Davacı dava dilekçesinde, vasiyetnamenin iptali yanında yapılan işlemle saklı payının ihlal edildiğini açıklamış ve dosyada yer alan 26.09.2013 tarihli dilekçesi ile de tenkis isteğinin bulunduğunu açıkça belirtmiş, nitekim aşamalarda da tenkise yönelik hesaplamalar yapılması yönünde talepte bulunmuştur.
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33 üncü maddesi uyarınca; maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek ise hakime aittir.
4. Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; vasiyetnamenin iptali talebi yanında tenkis isteğinin de bulunduğu gözetilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR
1. V-C-3-1 inci bentte açıklanan nedenle; Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda V-C-3-2 nci ve devamı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4796, K. 2024/4696, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama