KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4807 E., 2024/4322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1206 E., 2023/827 K.
- Davalılar
- ... vd. vekili Avukat ... vd.
- Dava tarihi
- 31.05.2019
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Çubuk 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/361 E., 2020/74 K.
Karar Metni
766 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hakdüşürücü süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalıların, muris ......'ın yasal mirasçıları olduğunu, murisin 11/04/2005 tarih ve 3533 yevmiye numaralı vasiyetname tanzim ettiğini, murisin vefatı üzerine Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/335 Esas ve 2013/506 Karar sayılı ilamı ile vasiyetnamenin açılmasına karar verildiğini, kararın müvekkiline 22/02/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, vasiyetnamenin tenfizi için Mahkemenizde 2019/213 Esas sayılı dosya ile vasiyetnamenin tenfizi davası açıldığını, vasiyetnamenin tenfizi için vasiyetnamenin usulüne uygun açılması ve kararın kesinleşmesi gerektiğini,
kararın kesinleşmediğini, vasiyetnamenin kanunun aradığı şartları taşımadığını, murisin okuma yazma bilmediğini, davaya konu vasiyetnamenin TMK'nın aradığı şekle aykırı olarak yapıldığını, mirasbırakanın beyanını tanıkların kendi önünde yapıldığına dair bir beyanlarının olmadığını, bu beyanın yokluğunun vasiyetnameyi geçersiz kıldığını, bu sebeplerle vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçelerinde; öncelikle hakdüşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davacının vasiyetnamenin içeriğinden haberdar olduğunu sulh hukuk mahkemesinde vasiyetnamenin açık bir şekilde okunduğunu, vasiyetnamenin kanunen aranan şekil şartlarına uygun düzenlendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taraflar arasındaki vasiyetnamenin açılmasına ilişkin Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/335 Esas, 2013/506 Karar sayılı dava dosyasında davacının da hazır bulunduğu birinci celsede vasiyetnamenin açılarak okunduğu, davacının vasiyetnameye karşı beyanda bulunmak üzere süre talep ettiği, aynı davanın ikinci celsesinde vasiyetnamenin iptal edilmesini talep ederek bu yöndeki iradesini ortaya koyduğu bu durumda davacının hak sahibi olduğunu ve iptal sebebini öğrendiği, bu yönde iradesini açıkladığı çok net olup kanun gereği öğrenme tarihine göre dava tarihi itibariyle yasal 1 yıllık sürenin aşılmış olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın hakdüşürücü süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sulh hukuk mahkemesince vasiyetnamenin bir örneğinin müvekkiline tebliğ-teslim edilmediğini bu nedenle vasiyetnamenin kanunun belirlediği şekil şartlarına uygun olup olmadığının müvekkilince kontrol edilemediğini, vasiyetnamenin kanunun belirlediği şekil şartlarına uygun olmadığını, mahkemenin vasiyetnameyi öğrenme tarihi ile şekil eksikliğini öğrenme tarihi ayrımını yapamadığını, vasiyetnamedeki şekle aykırılığı öğrendiği tarihten itibaren sürenin başlaması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/335 Esas ve 2013/506 Karar sayılı vasiyetnamenin açılmasına ilişkin dava dosyasının incelenmesinde, davacının vasiyetnameyi 25.09.2013 tarihli ilk celsede, vasiyetnamenin mahkeme kasasından alınıp yüzüne karşı okunması ile öğrenmiş olduğu (hatta vasiyetnameye karşı beyanda bulunmak için süre talep ettiği ve 06.11.2013 tarihli ikinci celsede vasiyetnamenin iptalini istediğini beyan ettiği) anlaşıldığından, eldeki davanın 31.05.2019 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, 4721 sayılı TMK’nın 559. maddesinde öngörülen 1 (bir) yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı TMK'nın 557. maddesine dayalı vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557, 558, 559 ve 561’inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
TL
427,60 O.H. · 269,85 P.H. · 157,75Kalan
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4807, K. 2024/4322, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama