KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4802 E., 2024/3877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/477 E., 2023/922 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 1. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/4 E., 2023/30 K.
Karar Metni
958 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında dava konusu bağımsız bölümün 68.000,00 TL bedelle satışı için 05.06.2014 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafça taşınmaz bedelinin tamamının davalıya ödendiğini belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapu üzerindeki tüm takyidatlardan arındırılmış şekilde davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, dava konusu taşınmaz davacı tarafından üzerinde ipotek olduğu bilinerek ve kabul edilerek alındığını, söz konusu taşınmazın fiilen kullanım yetkisi davacı tarafta bulunduğunu, daireyi kendisi kullanabildiği gibi 3. kişilere kiraya verebildiğini, davanın ... Türk Katılım Bankası A.Ş.'ye ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 05.06.2014 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdedildiği, davacı tarafça taşınmaz bedelinin tamamının davalıya ödendiği, davalı tarafın da bu hususta bir itirazının bulunmadığı, taşınmazın tamamlanma oranının %100 olduğu, ayrıca dava konusu taşınmazın 16.03.2015 tarihinde davalı tarafça davacıya teslim edildiği, taşınmaza ilişkin elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerinin de 2015 yılında başlatıldığı,
taşınmazların satışının resmi şekilde yapılması gerekmekte olup resmi şekilde yapılmayan sözleşmeler geçersiz olmakla birlikte tarafların geçersiz sözleşmeden kaynaklanan karşılıklı edimlerini yerine getirmek suretiyle sözleşmeyi ayakta tutma iradelerini ortaya koyabilecekleri, tarafların sözleşmeden kaynaklanan edimlerini karşılıklı olarak büyük oranda yerine getirdikleri, ancak dava konusu taşınmazın tapu kaydının davalı tarafça davacı adına devrinin gerçekleştirilmediği,
dolayısıyla davacı tarafça tapu kaydının adına tescilinin talep edilebileceği, halihazırda taşınmazın tapu kaydındaki takyidatların kaldırılmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacı tarafından üzerinde ipotek olduğu bilinerek ve kabul edilerek alındığını, taşınmazların devre hazır bir konuma getirildiğini, davacı devri kabul etmemiş olup burada müvekkile yüklenecek bir sorumluluk bulunmadığını, müvekkil şirket devre hazırken bu davanın açılmasında hukuki yararının olmadığını, davacının sadece adi yazılı sözleşmeye dayanarak tapu iptal ve tescili istemesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu,
vekalet ücreti hesaplanırken taraflar arasındaki sözleşme bedeli dikkate alınması gerekirken gayrimenkulün bedeli üzerinden vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın Türk Katılım Bankası A.Ş.'ye ihbar edilmesi gerekirken ihbar edilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 1988/2 sayılı Yargıtay İBBGK Kararı ile tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği,
bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre Medeni Kanunun 2 nci maddesi gözetilerek açılan tescil davasının kabul edilebileceğinin belirtilmiş olduğu,
somut olayın da bu kurala uygun olması nedeniyle davacının dayandığı 05.06.2014 tarihli sözleşmenin geçerli olduğu ve anılan sözleşme uyarınca dava konusu taşınmazın bedelinin davacı tarafından ödendiği, bu suretle davacının kendi edimlerini ifa ettiği, buna karşılık davalının karşı edim olan tapu devrine yanaşmayarak eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiği, taşınmazda takyidat alacaklısının davada taraf olmasının davacının takyidat talebine bağlı olarak kendi inisiyatifinde olduğu, oysa takyidatlarla ilgili kurulan hüküm de bulunmadığı, bu nedenle davanın ihbarında da hukuki yarar bulunmadığı,
taşınmazın keşfen saptanan dava tarihindeki değeri esas alınarak harç ve karşı yan vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yüklenici ve arsa sahibi sıfatı birleşen davalıdan satın almaya dayanan tapu iptali ve tescil ile taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. Yükleniciden haricen satın alınan bağımsız bölüme ilişkin olan 30.09.1988 tarih ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında kat mülkiyetine tâbi taşınmazlarda yükleniciden haricen bağımsız bölüm satın alınması durumunda taraflar edimlerini karşılıklı olarak yerine getirmiş olmaları halinde artık sözleşmenin şekle aykırılığının ileri sürülmesi iyi niyet kurallarına aykırı olduğu belirtilmiştir.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4802, K. 2024/3877, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama