KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4932 E., 2024/5131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/889 E., 2023/1667 K.
- Davalılar
- ... vd. vekili Avukat ...
- Dava tarihi
- 07.07.2010
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Çaycuma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/411 E., 2022/794 K.
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin miras bırakanı ...'in 12.03.2010 tarihinde öldüğünü, müvekkilinin ...'in torunu olduğunu, ...'in ölümünden önce 12.09.2006 tarihli vasiyetname ile malvarlığının tamamına yakınını davalılara vasiyet ettiğini belirterek, müvekkilinin saklı payına vaki tecavüzün tenkisi ile mahfuz hissenin ayın olarak verilmesini veya bedelinin tercih hakkının kullanıldığı tarihten itibaren faiziyle verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 103.240,95 TL tenkis alacağının karar tarihinden itibaren faiziyle davalılardan eşit oranda alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, tenkis hesabının yanlış yapıldığını, karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, vekalet ücretine ilişkin kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ve re'sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davacının saklı payının bulunmadığını, saklı pay ihlali olmadığını, saklı pay ihlal kastının da bulunmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini ifade ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi rapor ve ek raporlarındaki tespit ve değerler nazara alınarak belirlenen tenkis tutarının davalılardan tahsiline ve yazılı şekilde faiz ile vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 560 ıncı ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 180 ada 1 ve 233 ada 4 parsel üzerinde bulunan yapıların terekeye ait olduğu değerlendirilerek tenkis hesabı yapılmış olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4932, K. 2024/5131, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama