KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4989 E., 2024/3746 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/999 E., 2023/1573 K.
- Dava tarihi
- 25.01.2019
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/33 E., 2021/111 K.
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalılardan SGK vekili ile Yeşil Iğdır Sulama Birliği vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkillerinin ortak murisi olan ...’ın 21.07.2018 tarihinde öldüğünü, geride mirasçı olarak müvekkillerinin kaldığını, murise ait SGK borçları sebebiyle müvekkilleri aleyhine icra takibinin başlatıldığını, murisin ölüm tarihi itibariyle terekede malvarlığının bulunmadığını ve terekenin borca batık olduğunu ileri sürerek murise ait mirasın hükmen reddini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan Akbank TAŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalılardan ... Sulama Birliği vekili cevap dilekçesinde; iddianın gerçek dışı olduğunu ve iddiaların kanıtlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli ve 2019/33 Esas, 2021/111 Karar sayılı kararında belirtilen "... mirası ret süresi sona ermeden mirasçının tereke işlemlerine karıştığı, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapıldığı ya da tereke mallarının gizlendiği veya mirasçının terekeyi kendisine mal ettiğinin iddia ve ispat olunamadığı, mirasbırakanın dosyaya celp edilen takip dosyaları ve mevcut borçları birlikte değerlendirildiğinde aktifinin pasifini karşılamadığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılardan SGK vekili ile ... Sulama Birliği vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
a. Davalılardan SGK vekili yönünden; 1. Mirasın hükmen reddinin istenmesine yönelik talebin hukuka aykırı olduğunu,
2. Mirasçıların terekeyi kabulü anlamına gelebilecek davranışlarda bulunup bulunmadığının araştırılmadığını,
3. Murisin vefatı tarihindeki mal varlığının yeterli bir şekilde araştırılmadığını,
4. Kararın eksik araştırma sonucu verildiğini,
5. Muris hakkında açıkça belli olan veya resmen tespit edilen bir aciz halinin bulunmadığını,
6. Dürüstlük kuralına uyulmadığını,
7. Terekenin borca batık durumda olduğunu gösteren herhangi bir olgunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
b. Davalılardan ... Sulama Birliği vekili yönünden; 1. Mirasçılar tarafından terekenin tasarruf edilip edilmediğine yönelik araştırmaların yeterince yapılmamış olduğunu,
2. Terekenin borca batık olduğuna yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını, 3. Araştırmaların eksik bir şekilde yapıldığını,
4. Talebin kötüniyetli olduğunu ve alacaklılara zarar verme amacı güttüğünü,
5. Muris hakkında açıkça belli olan veya resmen tespit edilen bir aciz halinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 17.07.2023 tarihli ve 2021/999 Esas, 2023/1573 Karar sayılı kararında belirtilen; "...murisin malvarlığının bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulduğu, murisin alacak ve borçlarının zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarları gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlendiği, alınan bilirkişi raporuna göre pasifin aktiften açıkça fazla olduğunun saptandığı ve mirasçıların mirası kabulü anlamına gelecek nitelikte tereke işlemlerine karıştığının kanıtlanamadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalılardan SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. Davacıların mirasın hükmen reddini talep etmelerinin de hukuka aykırı olduğunu,
3. Eldeki davaya yönelik tüm araştırmaların yapılmadığını,
4. Murisin malvarlığının ve mirasçıların tereke üzerinde tasarrufta bulunup bulunmadıklarının yeterince araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'ndaki mirasın hükmen reddi (hükmi ret) müessesesidir. Kanun'un 605 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tereke, murisin malvarlığından oluşmakta olup malvarlığı kavramı, aktif ve pasif unsurlarıyla aynı kişiye ait olan hukuki bir bütünlüktür (Selâhattin Keyman: Hukuka Giriş, Ankara, 2005, s.150). Murisin vefatı anında kendi borçlarını ödemekten aciz içinde olması, terekenin pasiflerinin aktiflerini aşması halinde mümkün olmaktadır (İlhan Helvacı: Türk Medeni Kanununa Göre Mirasın Reddi, İstanbul, 2002, s.195).
Dosya içerisinde yapılan incelemede; murisin terekesinin pasif kalemini oluşturabilecek unsurların toplam değerinin 476.427,28 TL olduğu; aktif kaleminde değerlendirilebilecek olan 109 ada 317 parsel sayılı taşınmazdaki murise ait 90.84 m² payın ölüm tarihindeki değerinin alınan bilirkişi raporuna göre 660,40 TL olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca mirasçıların terekeyi benimseyecek davranışlarda bulunduğuna dair herhangi bir olguya da dosya içerisinde rastlanılmamıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılardan SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4989, K. 2024/3746, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama