KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5024 E., 2024/4094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3084 E., 2023/533 K.
- Karar
- Davanın usulden reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/195 E., 2022/117 K.
Karar Metni
1.157 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki mirasçının alacaklısının açtığı mirasın reddinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunun süresinde yapılmamış sayılmasına yönelik ek karar verilmiştir.
Ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ek kararın kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli asıl kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi sonucu davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; dava dışı ... İnşaat Doğalgaz Pet. Ürün Temiz Gıda Tic. A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi ...’ın şirket borçlarının bulunduğunu, adı geçenin murisi olan ...’ın mirasını reddettiğini, murisin aciz ve iflas halinde olmadığını ve mirası reddedenin amacının kamu borcunu ödememek olduğunu ileri sürerek mirasın reddinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; mirasın reddi talebinin mirasçıya ait olan bir hak olduğunu, müvekkilinin 19.08.2020 tarihinde mirasın reddine yönelik başvuru yaptığını, davanın kabul ile sonuçlandığını, davanın açılabilmesi için gerekli olan 6 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2021/195 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararıyla "...muris ...'ın 02.06.2020 tarihinde vefat ettiği, muristen intikal eden mirasın mirasçı ... tarafından 19.08.2020 tarihli başvurusu ile TMK'nın 605. maddesi gereğince kayıtsız şartsız reddedildiği, mirasın kayıtsız şartsız reddine ilişkin beyanın tutanakla tespit edilmiş olması (TMK.md.
609/3) koşuluyla sulh hakimine ulaştığı andan itibaren sonuç doğuracağı ve mirasın bu tarihten itibaren reddedilmiş sayılacağı, TMK'nın 617/1. maddesinin açık hükmü karşısında ret tarihi olan 19.08.2020 ile davanın açıldığı 23.06.2021 tarihi arasında 6 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği..." gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve hüküm 05.07.2022 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunda, "TMK’nın 605. maddesinde yasal ve atanmış mirasçılarının mirası reddedebileceğinin belirtildiği, davalının da murisinin mirasını reddettiği, mirasın reddine ilişkin kararın 08.01.2021 tarihinde verilmiş olduğu, eldeki davanın açılma süresinin davalının mirasın reddine ilişkin başvurduğu tarihin esas alınmış olmasının hak arama özgürlüğünü engellediği, bu nedenle mirasın hükmen reddine ilişkin karar tarihinin esas alınmasının gerektiği" belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli ek kararıyla "...PTT tarafından sistemden taranarak dosyaya eklenen gerekçeli kararın tebliğ mazbatasında 20.06.2022 tarihli kaşenin PTT görevlisince tebligat parçasına basılmış olarak görüldüğü, oysaki Mahkememizce 23.09.2022 tarihli PTT Uyap'tan tebligat sorgulama ekranında alınan raporda gerekçeli kararın davacı vekiline 17.06.2022 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, PTT'den tebligat sorgulama ekranından çıkan rapora göre 17.06.2022 tarihinde gerekçeli kararın davacı vekiline 17.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği,
Uyap'ta kayıtlı bu tarihin doğru olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle istinaf başvuru dilekçesinin süresi geçtikten sonra Mahkememize sistemden gönderildiği..." belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesini yasal süresi geçtikten sonra vermiş olduğu gerekçesiyle HMK'nın 344. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Mahkemenin gerekçeli kararının müvekkiline 20.06.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu belirterek istinafa konu ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 08.03.2023 tarihli ve 2022/3084 Esas, 2023/533 Karar sayılı kararıyla "...Türk Medeni Kanunu'nun 617/1. maddesinin açık hükmü karşısında ret tarihi olan 19.08.2020 ile davanın açıldığı 23.06.2021 tarihi arasında 6 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla yerel mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle "davacı vekilinin İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23.09.2022 tarihli ve 2021/195 Esas, 2022/117 Karar sayılı ek kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne,
istinaf edilmemiş sayılmasına ilişkin ek kararın kaldırılmasına, İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.02.2022 tarihli ve 2021/195 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Dava dışı ... İnşaat Doğalgaz Pet. Ürün Temiz Gıda Tic. A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi ...’ın şirket borçlarının bulunduğunu,
2. Adı geçenin murisi olan ...’ın mirasını reddettiğini,
3. Mirasın reddi tarihinden itibaren başlayarak 6 ay içinde reddin iptali hakkında dava açılabileceğini,
4. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı TMK’nın 617. maddesinde düzenlenen muris mirasçısının alacaklılarının korunmasına yönelik mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı TMK’nın 617. maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mirasçının murisinin terekesindeki borçlardan sorumlu olmasını engelleyen hukuki bir yol olarak mirasın reddi müessesesi bulunmaktadır. Bu müessesenin kötü niyetli olarak kullanılması sonucu tereke alacaklılarının zarar görmesi ihtimal dahilinde olup söz konusu alacaklılar, murisin mirasçısının alacaklıları olabileceği gibi murisin kendi alacaklıları da olabilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, murisin mirasçısının alacaklılarının korunması yönünden TMK’nın 617. maddesini düzenlemiş iken; murisin kendi alacaklılarının korunması için ise TMK’nın 618. maddesini düzenlemiştir.
3. Eldeki dava, murisin mirasçısının alacaklılarının korunmasına yönelik mirasın reddinin iptaline ilişkin olup TMK’nın 617. maddesinde, “Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
4. Somut olayda; muris ... 02.06.2020 tarihinde vefat etmiş olup onun hem mirasçısı hem de eldeki davanın davalısı olarak yer alan ...'ın adı geçen murisin mirasını reddetmek maksadıyla ilgili sulh hukuk mahkemesine 19.08.2020 tarihinde dilekçesini vermiş olduğu anlaşılmıştır. Eldeki davanın tarihi 23.06.2021 olduğundan, davanın açılması için gerekli ve niteliği itibariyle hak düşürücü süre olan 6 aylık sürenin geçmiş olduğu noktasında herhangi bir şüphe bulunmamaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı kurum harçtan muaf olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5024, K. 2024/4094, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama