KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5063 E., 2024/3940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/276 E., 2023/1562 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın hak düşürücü süre yönünden reddine
- İlk derece mahkemesi
- ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/294 E., 2021/242 K.
Karar Metni
851 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılarla ortak murisi olan ...'ın 20.06.1996 tarihinde vefat ettiğini, adı geçen murisin 26.11.1987 tarihli düzenleme şeklinde vasiyetname tanzim etiğini, vasiyetnamenin açıldığını, ancak vasiyetnamenin kanunun aradığı şekli ve maddi şartları taşımadığını, murisin okuma yazma bilmediğini, vasiyetnamede şahit olarak bulunan kişilerin de okuma yazmasının bulunmadığını, murise vasiyetnamenin ilgili memur tarafından okunmuş olduğuna yönelik tanık beyanlarının vasiyetnamede bulunmadığını ve vasiyetname yapılırken murisin iradesinin sakatlanmış olduğunu ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
...
2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2020/294 Esas, 2021/242 Karar sayılı kararında belirtilen "...somut olayda resmi belge olan noter evrakı ve SGK'dan gelen kayıtlar dikkate alındığında, murisin okuma yazma bilmemesine dair hususun sadece tanık beyanları ile kanıtlanması mümkün olmadığından murisin okuma yazma bildiğinin kabul edilmesinin gerektiği, dava konusu vasiyetname incelendiğinde vasiyetnamenin 743 Sayılı Kanun'un 480 ve 481. maddelerinde düzenlenen okuma yazma bilenlere göre düzenlenmiş olduğu, vasiyetname düzenlenirken murisin vasiyet konusunu notere beyan ettiği, noterin bu hususu vasiyetnameye yazdığı,
daha sonra 480. maddenin 2. cümlesinde düzenlendiği şekilde vasiyetçi tarafından okunup imzalanmadan tanıkların beyanının alındığı, vasiyetçinin tanıkların beyanından sonra vasiyetnameyi okuduğu ve son arzularına uygun olduğunu beyan ettiği, bu haliyle Kanun'un 480 ve 481. maddelerinde düzenlenen yasanın aradığı şartların somut olayda yerine gelmediği..." gerekçesiyle davanın kabulü ile "...
1. Noterliğinin 26/11/1987 tarihli, 15697 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin davanın tarafları hakkında hüküm ifade etmek üzere iptaline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. Murisin okuma-yazma bilmediği yönündeki tespitin mümkün olamayacağını,
3. Vasiyetnameye dair şekil şartlarının yerine getirilmiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 17.07.2023 tarihli ve 2022/276 Esas, 2023/1562 Karar sayılı kararında belirtilen "...vasiyetnamenin ...
Sulh Hukuk Mahkemesi'ne 10.05.2019 tarihinde gönderildiği, mahkemece vasiyetnamenin davacı ... ile ...'ye 11.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği, mahkemece 26.06.2019 tarihinde nihai kararın verildiği, davacı ... tarafından tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle kararın istinaf edildiği, Dairece verilen 2019/1473 Esas ve 2020/24 Karar sayılı kararda davacıya yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, ancak duruşma gününden önce duruşma yapıldığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği,
davacıya yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu tespit edildiğine göre tebligat tarihi olan 11.06.2019 ile eldeki davanın açılma tarihi olan 04.09.2020 arasında 1 yıllık hak düşürücü süre dolduğundan davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. İptal davasının açılabilmesi için iptal sebeplerinin öğrenilmesinin gerektiğini,
2. İptal sebeplerinin öğrenilme tarihinin vasiyetnamenin açıldığına yönelik kararın kesinleşme tarihi olan 26.03.2020 olduğunu,
3. Eldeki davanın açılma tarihinin ise 04.09.2020 olduğunu,
4. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtildiği gibi müvekkillerinin adres kayıt sistemindeki adreslerine tebligatın yapılmadığını, vasiyetnamenin bir örneğinin de gönderilmediğini, bu nedenle müvekkillerinin yokluğunda vasiyetnamenin açılmış olduğunu,
5. Vasiyetnamenin açılmasına yönelik istemin kesinleşmeden ilgililerin iptal sebebini öğrendiği iddiasının kabul edilemeyeceğini,
6. Bu nedenle eldeki davaya yönelik dava açma süresinin geçmemiş olduğunu,
7. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu,
8. Eldeki davada yapılan tebligatın da usulsüz olduğunu,
9. Murisin okuma yazma bilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 ve 559 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme 3.1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5063, K. 2024/3940, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama