KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5310 E., 2024/4649 K.·Asıl Ve Birleştirilen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2514 E., 2023/2757 K.
- Asıl davada davacılar
- ... vd. vekili Avukat ...
- Davada davalı
- ... vekili Avukat ...
- Dava tarihi
- 13.07.2020-24.02.2021
- Karar
- Esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/203 E., 2023/398 K.
Karar Metni
890 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali, terditen tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen dava dosyasında davacılar vekili; muris tarafından ...
3. Noterliğinde 09.04.2015 tarihli ve 02097 yevmiye numaralı vasiyetname düzenlendiğini, tanzim tarihinde murisin 89 yaşında olduğunu, yaptığı işlemin sonuçlarını algılayacak akli melekelerinin olmamasına rağmen davalı tarafından murise vasiyetname düzenletildiğini, iradesinin fesada uğratıldığını, vasiyetnamenin murisin gerçek iradesinin ürünü olmadığını, davalı tarafından hiçbir şekilde bakılmayan murisin adına kayıtlı tüm taşınmazları davalıya devretmesinin hayatın olağan akışına da ters düştüğünü, murisin okuryazar olmaması sebebi ile vasiyetname ile yapılan işlemin sonucunu bilmeksizin imzaladığını,
vasiyetnamenin ayrıca şekil şartlarına uygun hazırlanmadığını, müvekkillerinin saklı paylarına tecavüz edildiğini belirterek, davalarının kabulü ile vasiyetnamenin iptalini, mahkeme aksi kanaatte ise saklı payın tenkisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili; murisin son arzusunun vasiyetnameye yansıdığını, işlem tarihinde alınan sağlık raporunda murisin herhangi bir akıl sağlığı vb. hastalığı bulunmadığının belirtildiğini, murisin iradesini serbestçe ve kendi isteğine uygun olarak beyan ettiğini, müvekkilinin elinden geldiğince muris annesinin ihtiyaçlarını karşıladığını, vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olduğunu, murisin tasarruf ehliyetine sahip olduğunu, herhangi bir yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisiyle tasarrufu yapmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fiil ehliyeti ve irade fesadı iddialarının ispatlanamadığını, bu nedenle davacıların açtığı vasiyetnamenin iptali davası sabit olmadığından reddine karar verildiğini, terditli tenkis talebi yönünden, sunulan raporun tenkis hesaplaması için düzenlenen mevzuat hükümlerine uygun ve denetime elverişli olduğunu, hükme esas alınarak miras bırakanın dava konusu vasiyetname ile davalıya yaptığı kazandırmaların davacıların saklı paylarını ihlal ettiğini,
bu nedenle tenkis davasının kabulü ile asıl ve birleştirilen dosyada her bir davacı yönünden sabit olan 113.450,52 TL olmak üzere toplamda 340.351,56 TL tenkis bedelinin davalının tercih hakkını kullandığı 06.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen dosya davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
90 yaşındaki bir kişinin kendi hür iradesi ile vasiyetname düzenlemesi ve tüm hukuki sonuçlarını kavrayabilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, murisin kendi hür iradesi sonucunda düzenlenmediğini, davalının baskısı sonucunda murise zorla imzalatılmış olması sebebi ile geçersiz olduğunu, tanık beyanları ile de ispatlandığını, raporda sara hastalığının tartışılmadığını, vasiyetnamenin şekil şartlarını da taşımadığını, vasiyet içeriğinin murise izah edilmediğini, murisin okur yazar olmaması nedeni ile vasiyetname ile yapılan işlemin sonuçlarını bilmeksizin imza altına aldığını,
vasiyetname yapılırken tanık bulunmuş ise de tanıklar huzurunda vasiyetnamenin murise anlatılması gerekmekte iken vasiyetnamede tanık olanların mahkemeye vermiş olduğu beyanında kendisinin sadece imza atılması için çağrıldığını ifade ettiğini, bu hususun dahi vasiyetnamenin iptali için başlı başına bir neden olduğunu, vasiyet içeriğinin murise izah edilmediğini, tenkis hesabına dayanak olarak alınan 31.03.2023 tarihli raporda taşınmazların 2022 yılı ekim ayı itibari ile değerlendirildiğini, tespit tarihi üzerinden yaklaşık 8 ay geçmiş olup bu zaman dilimi içerisinde taşınmazların değerinin çok fazla arttığını,
bu sebeple yeniden değer tespiti yapılması ve tenkis hesabı yapılması gerekliliği bulunmasına rağmen mahkeme tarafından bu taleplerinin reddine karar verildiğini, paranın alım gücünün günden güne azaldığı hususları değerlendirildiğinde taşınmazların karar tarihine en yakın değerlerinin tespitini gerektiğini belirterek, hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın vasiyetnamenin iptali yönünden reddine tenkis istemi yönünden kabulüne karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen dosya davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ile terdiden tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557 nci maddesi ve devamı maddeleri ile 560 ıncı maddesi ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen dosya davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla alınan harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5310, K. 2024/4649, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama