KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5504 E., 2024/4429 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2042 E., 2023/1484 K.
- Davacılar
- ... vd. vekili Avukat ...
- Davalılar
- ... vd. vekili Avukat ...
- Dava tarihi
- 18.06.2020
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/248 E., 2022/175 K.
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki mirastan feragat sözleşmesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile muris ... arasında...Noterliğinin 03.08.2005 tarihli ve 8923 yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesinin düzenlendiğini, anılan sözleşmenin ivaz karşılığında imzalanmasına rağmen murisin taahhütlerini yerine getirmediğini, davacıların aldatıldığını ileri sürerek mirastan feragat sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inde bulunduğunu, murisin davacılara fazlasıyla ödeme yaptığını, iddianın gerçeğe aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin kararı ile; dava konusu sözleşmenin düzenlendiği 2005 yılında yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 31 inci maddesinde hata, hile ve ikrah hükümlerine dayalı olarak sözleşmenin iptalinin talep edilebilmesi için 1 yıllık hak düşürücü süre bulunduğu, davacıların sözleşmede aldıklarını beyan ettikleri bedeli almadıkları iddiasıyla 18.06.2020 tarihinde dava açtığı, sözleşmede belirtilen bedelin ödenmediğini iddia eden davacıların bu durumu sözleşmenin yapıldığı anda biliyor olduğu, davacıların sözleşme yapıldıktan sonra 1 yıl içinde dava açmalarına engel bir durumun söz konusu olmadığı,
davacıların sözleşmenin şekil şartlarına aykırılık gibi bir iddiasının da bulunmadığı, dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmede ivazın alındığı beyan edilmiş ise de gerçekte alınmadığını, muristen davacılara intikal edecek miras payı gözetilerek sözleşmede alındığı belirtilen meblağın çok az kaldığının açıkça görüleceğini, her ne kadar dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçmiş olduğuna karar verilmiş ise de karşı tarafın sürekli oyalaması ve parayı vereceklerini belirtmeleri sebebiyle dava tarihine kadar paranın ödeneceğini umarak beklediklerini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf dilekçesinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkilleri lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hile hukuki sebebine dayalı mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 528 inci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanununun 31 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5504, K. 2024/4429, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama