KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5734 E., 2024/4941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/968 E., 2023/1220 K.
- Dava tarihi
- 22.06.2018
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 10. Tüketici Mahkemesi
- Ek karar tarihi
- 25.05.2021
- Sayısı
- 2018/241 E., 2021/44 K.
Karar Metni
1.206 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki konut satış sözleşmesinden kaynaklı, yap-satçı yükleniciden bağımsız bölüm satın alımına dayalı, tapu iptali ve tescil ile tazminat, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince ilk talep olan tapu iptali ve tescil ile tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, İlk Derece Mahkemesince muhtıraya rağmen eksik istinaf harcı tamamlanmadığından davalı vekilinin istinaf talebinin yapılmamış sayılmasına yönelik ek karar verilmiştir.
Ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tapuda Ankara ili, ... ilçesi, 1. Bölge ...
Mahallesi, 41745 ada 1 parselde kayıtlı kat irtifakı tesisli, L-8 blokta bulunan, 54 No.lu bağımsız bölümün davacıya satışına ilişkin taraflar arasında 30.09.2014 tarihli satış sözleşmesi düzenlendiği, söz konusu sözleşmeye göre konutun peşin satış fiyatının 127.500,00 TL olduğu ve 01.10.2014 tarihine kadar bankaya havale yapılması gerektiğinin hüküm altına alındığını, davacının 01.10.2014 tarihinde konutun bedeli olarak 127.500,00 TL'yi davalı şirket hesabına havale ettiğini, sözleşmeye göre teslim tarihi 30.06.2016 olmasına rağmen, davacının taşınmazın zilyetliğini 31.10.2017 tarihinde teslim aldığını,
konutun zilyetliğinin geç teslim edilmesi nedeni ile müvekkilinin 16 aylık kira geliri kaybına uğradığını, uğradığı bu zararın tazmini gerektiğini, davacı müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen davalının, dava konusu taşınmazın devrini tapuda müvekkili adına yapmaktan kaçındığını beyanla,
dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tüm mükellefiyetlerinden arındırılmış bir şekilde davacı adına tesciline ve taşınmazın geç teslimi nedeni ile 16 aylık kira bedeline karşılık olmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin her ay için muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, bunun kabul olmaması durumunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava konusu taşınmazın bilirkişi marifeti ile belirlenecek rayiç bedelinin müvekkilinin yaptığı ödeme olan 127.500,00 TL'den az olmamak üzere ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adresinin İstanbul ilinde olması nedeni ile öncelikle yetki yönünden itirazlarının bulunduğunu, esasa ilişkin olarak ise, davacının, sözleşme gereği ödemesi gereken bedeli davalı şirkete ödemediğini, ayrıca davacının süresi içerisinde müvekkili şirketten dairenin teslimini talep etmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, kaldı ki dairenin davacı tarafça teslim alındığını ve kullanılmaya başlandığını, bu nedenle bedel iadesi isteminin hukuka aykırı olduğunu, davacının talep etmiş olduğu gecikme miktarının fahiş olduğunu belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yapılan 30.09.2017 tarihli Uransan A.Ş...Konutları Alım Satım Sözleşmesi ile Ankara ili, ... ilçesi, 1. Bölge, ...
Mahallesi, 41745 ada 1 parselde kayıtlı, kat irtifakı tesisli, L-8 blokta bulunan 54 No.lu bağımsız bölümün sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde davacıya satışının yapıldığı, davacı tarafından bu satış işlemi için davalı şirkete 127.500,00 TL ödendi, yapılan keşif sonrası yapının mimari projesine uygun olarak inşa edildiği, her ne kadar iskan alacak aşamada olmadığı ve taşınmazın bulunduğu sitenin tamamlanma oranının % 88,66 olduğu tespit edilmiş ise de; davalı şirketin yap-satçı konumunda olduğu ve yapının mimari projeye uygun inşa edildiği gözönünde bulundurulduğunda tapu iptal ve tescil koşullarının oluştuğu değerlendirilerek;
davanın kabulü ile taşınmazın tüm takyidatları ile birlikte davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, kira alacağı yönünden dava değeri 12.480,00 TL olarak ıslah edildiğinden bu miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davalı vekili tarafından 26.04.2021 tarihli dilekçe ile istinaf edilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince verilen 25.05.2021 tarihli ek kararda özetle; istinaf başvurusunun yasal süre içerisinde yapıldığı ancak istinaf harcının eksik yatırıldığı, buna ilişkin 27.04.2021 tarihli muhtıranın düzenlendiği, söz konusu muhtıranın 02.05.2021 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, süresi içerisinde eksik istinaf harcının tamamlanmadığı anlaşıldığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 344 üncü maddesi gereğince istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği halde verilmediğini, ipotek ve haciz alacaklılarının davada yer alması gerektiğini ancak dahil edilmediğini, davacının temlik sözleşmesinin 8 inci maddesine uygun davranmadığı ve edimini yerine getirmediği gerekçeleriyle kararı istinaf etmiştir.
2. Davalı vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde ise özetle; istinaf harç ve giderlerini süresinde yatırdığını, Mahkemenin harçları yanlış hesapladığını, bu nedenle ek kararın yanlış olduğunu belirterek ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle.
Tüketici Kanunu’nun 73 üncü maddesi ikinci fıkrası gereği davacı tüketicinin harçtan muaf olduğu, dava konusu taşınmaz değerinin keşif sonucu alınan 20.07.2020 tarihli bilirkişi kurulunca 290.000,00 TL olarak belirlendiği, davacının da 17.12.2020 tarihli ıslah dilekçesi taşınmazın değerini, başka bir anlatımla dava değerini 290.000,00 TL olarak bildirdiği, bu nedenle, Harçlar Kanunu’nun 16 ncı maddesi de dikkate alınarak bu değer üzerinden harç alınması gerektiği, davalının bu değer yerine temlik sözleşmesinde gösterilen değer üzerinden harç yatırarak muhtıranın gereğini yerine getirmediği,
dolayısıyla, İlk Derece Mahkemesince verilen istinaf isteminin reddi kararına ilişkin ek kararın doğru bulunduğu gerekçesiyle. İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Davalı şirketin adresinin İstanbul olduğunu bu nedenle İstanbul Tüketici Mahkemesinin yetkili olduğunu,
2. Tapuda haczi mevcut tüm tarafların davaya dahil edilmesi gerektiğini,
3. Davacının ödemelerini yapmadığını, bu hususun Mahkemece değerlendirilmediğini,
4. Davacının sözleşme gereği tapu devrini talep etmesi gerektiğini, ancak talepte bulunmadığını,
5. Bilirkişilerce tespit edilen dava konusu taşınmaz bedelinin çok fahiş olduğunu değerin yanlış olduğunu, ayrıca kira bedeli olarak belirlenen bedelin çok yüksek olduğu gerekçeleriyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; yüklenici, aynı zamanda arsa maliki olan davalıdan bağımsız bölüm satın alımına dayalı tapu iptali ve tescil ile tazminat, ikinci kademede ise tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 344 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16 ncı maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5734, K. 2024/4941, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama