KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/1381 E., 2025/579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1664 E., 2023/1169 K.
- İlk derece mahkemesi
- Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/1133 E., 2018/381 K.
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; bir kısım davalıların murisi ...’nin 31.05.1973, diğer davalıların murisi olan ...’nin de 08.12.1975 tarihinde öldüğünü, dava konusu 776 parsel sayılı taşınmazın öncelikle müvekkillerinin murisi ... ..., daha sonra müvekkilleri tarafından kullanıldığını ve eklemeli zilyetlik yoluyla 30 yıldır malik sıfatıyla davasız ve aralıksız zilyet olunduğunu ileri sürerek olağanüstü kazandırıcı zamanaşımına dayalı tapu iptali ve tescil talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; olağanüstü kazandırıcı zamanaşımına yönelik şartların gerçekleşmediğini, davacı taraf ile muris babalarının taşınmaz üzerinde malik sıfatıyla hiçbir zaman tasarruf etmediklerini, davacıların murisinin taşınmazı yarıcılık usulü ile kullandığını ve eldeki davanın kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılardan ... mirasçıları cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve davacı tarafın dava konusu taşınmazı yarıcı sıfatıyla kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.11.2018 tarihli ve 2014/1133 Esas, 2018/381 Karar sayılı kararıyla; "...farklı taşınmaza yönelik açılmış olan başka bir davada davacıların murisi ... ...'ın tanık olarak dinlendiği, murisin davacılara ait tarım arazilerini ortaklık olarak kendilerinin ekip biçtiğini beyan ettiği, adı geçen murisin söz konusu taşınmazda yarıcılık yapmış olmasından dolayı malik sıfatı ile taşınmazı kullanmadığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 01.11.2023 tarihli ve 2020/1664 Esas, 2023/1169 Karar sayılı kararındaki "...davalıların taşınmazı icara verdiğine ilişkin 17.07.1986 tarihli belge ve davacıların murisi ...'nın Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/359 Esas sayılı dosyasındaki mahkeme içi ikrarı birlikte değerlendirildiğinde davacıların babası ...'nın davaya konu taşınmazı malik sıfatıyla kullanmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi tarafından yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, -Davanın niteliği belirlenmeden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, -Yargılama esnasında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanlarına göre taşınmazın müvekkillerinin olduğunun belirtildiğini, -Taşınmazın başka bir sahibi olduğundan bahsedilmediğini, -İddia edildiği üzere bir yarıcılık sözleşmesinin bulunmadığını, -Olağanüstü zamanaşımına göre kazanma koşullarının sağlandığını, -Zirai ortaklık sözleşmesinin ancak maliklerle yapılmasının gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı TMK’nın 713. maddesinde düzenlenen ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1381, K. 2025/579, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama