KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/2297 E., 2025/1418 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3081 E., 2024/789 K.
- Davalılar
- ... vd. vekili Avukat ...
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/225 E., 2021/518 K.
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 13 parsel sayılı taşınmaza, davalılara ait apartmanın bulunduğu 21 parsel No.lu taşınmazın 45,09 metrekare tecavüzlü olduğunu ileri sürerek; dava tarihinden geriye dönük beş yıl için 15.000,00 TL ecrimisilin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kademeli faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davanın kısmen kabulü ile 12.990,00 TL'nin 01.06.2010 tarihi ile 01.06.2015 tarihi arasında hesap edilen dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının 12 ada 13 parsel sayılı taşınmazda bulunan binada bağımsız bölüm maliki ve bina yöneticisi olduğu, aynı ada 21 parsel numaralı taşınmazda ise davalıların bağımsız bölüm malikleri olduğu, davacı tarafından ihtiyari dava arkadaşı olan davalı malikler aleyhine ecrimisil istemi ile davanın ikame edildiği, her bir davalı aleyhine ayrı dava açabilecekken birlikte dava ederek subjektif dava yığılmasının dosya kapsamında bulunduğu,
bu sebeple her bir davalının arsa payı oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama ile aleyhine hükmedilen miktar itibariyle incelemenin yapılması gerektiği, karar tarihi itibariyle istinaf sınırının 5.880,00 TL olduğu, istinaf başvurusunda bulunan her bir davalı aleyhine hükmedilen miktarın 5.880,00 TL altında olduğu, istinafı kabil bir karar bulunmadığı” gerekçesiyle her bir davalı bakımından istinaf başvuru dilekçelerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345, 346/2 ve 352/1 maddeleri uyarınca miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar ..., ..., ... ......, ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; davalıların taşınmazının 30 yıl önce yapıldığını, iyi niyetli olduklarını, davacıya ait taşınımaza tecavüzde bulunmadıklarını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulması talebiyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, davacının uzun süre sessiz kaldığını, kötüniyetli olduğunu, ihtar edilmediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2297, K. 2025/1418, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama