KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/276 E., 2024/5725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Ek karar tarihi
- 30.12.2022
- Sayısı
- 2023/393 E., 2023/1828 K.
- Davalılar
- ... vekili Avukat ..., ... vd.
- Dava tarihi
- 02.12.2019
- Karar
- Esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/636 E., 2022/146 K.
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve 30.12.2022 tarihli ek karar ile tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın 26.10.2013 tarihinde vefat ettiğini, tarafların murisin mirasçısı olduğunu, murisin ...2.
Noterliğinin 17.11.2011 tarihli ve 7308 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetname tanzim ettiğini, murisin vasiyetnameyle maliki ve hissedarı olduğu tüm taşınmazları ile banka hesaplarındaki paralarını davacı eşine vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.10.2014 tarihli ve 2013/833 Esas, 2014/781 Karar sayılı kararıyla açılıp okunduğunu, davalı ...'ın vasiyetnamenin iptalini talep ettiğini belirterek vasiyetnamenin tenfizi ile muris adına kayıtlı 322 ada 46 parselde 14 ve 15 numaralı bağımsız bölümler,
1244 ada 5 parselde 1 ve 6 numaralı bağımsız bölümler ve 1244 ada 5 parselde 3 ve 8 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/833 Esas sayılı vasiyetnamenin açılmasına ilişkin dava dosyasında murisin ...2.
Noterliği tarafından düzenlenen 17.11.2011 tarihli ve 007308 yevmiye numaralı düzenlenme şeklinde vasiyetnamesinin açılıp okunduğu, davacı ile davalılar ... ile ...'ın vasiyetnamenin açılmasına ilişkin davayı kabul ettikleri, diğer davalı ...'ın vasiyetnamenin iptalini talep ettiği, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, mirasçılar tarafından 1 yıllık hak düşürücü süre içinde iptal ve tenkis davası açılmadığı, vasiyetnamenin tenfizi koşullarının oluştuğu, muarazanın davalı ... tarafından çıkarıldığı,
her ne kadar davalıların zorunlu olarak hasım gösterilmesi gerekiyorsa da dosya kapsamından davacının iş bu davayı açmasına davalı ...'ın sebebiyet verdiği değerlendirilerek davalının hissesi oranından yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği ve diğer davalıların yargılama giderlerinin sorumlu tutulmaması gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş,
karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 117.356,58 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 29.339,14 TL'den mahsubu ile bakiye 88.017,44 TL'nin davalı ...'ın hissesine tekabül eden 29.339,14 TL'sinin davalı ...'tan bakiye 58,678,30 TL'nin ise davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
2. Tarafların kararı istinaf etmemeleri ve adli tatil nedeni ile hüküm 09.09.2022 tarihinde kesinleşmiştir.
IV. TAVZİH TALEBİ
Davacı vekili 16.9.2022 tarihli tavzih talebi ile; hükmün üçüncü fıkrasında "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 117.356,58 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 29.339,14 TL'den mahsubu ile bakiye 88.017,44 TL'nin davalı ...'ın hissesine tekabül eden 29.339,14 TL'sinin davalı ...'tan bakiye 58,678,30 TL'nin ise davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,'' şeklinde hüküm tesis edildiğini, ancak tüm yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı ...’a yüklenmesi gerektiğini bu nedenle hükmün tavzihi ile 29.339,14 TL'nin davalı ...'tan alınarak davacı müvekkiline verilmesine ve bakiye harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına karar verilmesini talep etmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI
İlk Derece Mahkemesi 30.12.2022 tarihli ek kararı ile "davacı vekilinin tavzih talebinin HMK'nın 305/2. maddesi gereğince reddine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davacı vekilinin hükmün tavzihi isteminin reddine karar verilmiştir.
VI. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkemece tesis edilen gerekçeli kararın yargılama giderlerine ilişkin kısmı bakımından davacı taraf tashih ve tavzih talebinde bulunmuş olup, düzeltilmesi istenen hüküm bendinin HMK 304. maddesinde belirtilen tashihi gerektirir maddi hata içermediği, keza HMK 305. maddede belirtilen şekilde hüküm fıkrasının tereddüt uyandırır bir yönünün ve muğlaklığın da bulunmadığı,
aslen hükme yönelik kanun yoluna konu edilebilecek hususların tashih veya tavzihle düzeltilmesinin istenemeyeceği, yazılı şekilde ek karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın hatalı olduğunu,
b. Tüm yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren ve dürüstlük kuralına aykırılık ile yargı mercilerini meşgul eden davalı ...'a yüklenmesi gerektiğini,
c. Gerekçeli karardaki hükmün usul ve yasaya uygun olmadığını, ek karar ile düzeltilmesi yönündeki başvuruların reddinin hatalı olduğunu,
d. HMK'nın 304. maddesine göre maddi hataya dayalı yanlışlıkların her zaman, tavzih talebinin ise hüküm infaz edilinceye kadar düzeltilmesinin mümkün olduğunu, talebin reddini gerektirir hukuki bir gerekçe bulunmadığını bildirerek, ek kararın kaldırılmasını ve maddi hatanın düzeltilmesi gerektiğini, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararın hatalı olup olmadığına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan 30.12.2022 tarihli ek kararın değerlendirildiği Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/276, K. 2024/5725, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama