KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/3552 E., 2025/1679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1017 E., 2024/1312 K.
- Davalılar
- ... vd. vekili Avukat ... vd.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/420 E., 2023/854 K.
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İl Mera Komisyonu Başkanlığının 03.02.2023 tarihli ve 2023/3-4 sayılı Komisyon kararı neticesinde, Yeşildere Köyü, 952 ada 1 parsel ve 953 ada 1 parsel numaralı taşınmazların mera olarak değerlendirilmesine karar verildiğini, müvekkilinin karara konu taşınmazlara bitişik olan 951 ada 5 parselin maliki olduğunu, taşınmazların mera olarak kullanılmasının müvekkilinin arazisine zarar vereceğini, bu nedenle mera yapılması kararına müvekkili tarafından itiraz edildiğini, ancak geçerli ve makul bir gerekçe gösterilmeden itirazın reddedildiğini, belirtilen nedenlerle dava konusu... İl Mera Komisyonu Başkanlığı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davada valiliğin taraf sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
2. Davalı Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde özetle; 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 13/5 maddesinde belirtilen sürelerin geçirildiğini, bu nedenle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, görevli mahkemenin İdare Mahkemesi olduğunu beyanla, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmak için taraf sıfatı (aktif dava ehliyeti) olmadığını, dava konusu taşınmazların mülkiyetinin ham toprak vasfı ile Maliye Hazinesine ait olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; dava konusu taşınmazların Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 5. maddesine göre, Hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği saptanan yerlerin mera kaynakları içerisine alınmasının mümkün olduğu, şayet Hazinenin tapulu yerleri mera kaynakları kapsamına alınmış ise buna karşı dava açma yetkisinin mülkiyet hakkı sahibi Hazineye ait olduğu gerekçesiyle, davacının aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılardan ... ve Maliye Hazinesi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak, davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine ve kendilerini vekille temsil eden davalılar yararına 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Dava konusu taşınmazların mera olarak tespiti halinde, müvekkilinin sahibi olduğu komşu taşınmazın meradan dolayı zarar göreceğini, taşınmazların mera olarak tescilinde kamu yararı bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin aktif daha ehliyeti bulunduğunu, b.... Valiliğinin dava dilekçesine sehven yazıldığı hususunda ek dilekçe verdiklerini, mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, c. Köyde mera olarak kullanılabilecek başka taşınmazlar bulunduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; mera komisyon kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3552, K. 2025/1679, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama