İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3582 K.2025/1469

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar…

Esas2024/3582Karar2025/1469Tarih13 Mart 2025Okuma5 dk · 1.075 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2024/3582 E., 2025/1469 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/3264 E., 2024/800 K.
Davalılar
... vd. vekilleri Avukat ... vd.
İlk derece mahkemesi
İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/42 E., 2021/466 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.075 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...in 14.09.1992 tarihinde öldüğünü, müvekkilinin adı geçen murisin ölen kızı olan ...’in eşi olduğunu, müvekkilinin miras payı sebebiyle davalılara karşı ecrimisil davası açtığını, yargılama aşamasında davalıların eldeki davaya konu vasiyetnameyi mahkemeye sunduklarını, ancak hekim raporu alındıktan 5 yıl sonra vasiyetnamenin yapıldığını, ayrıca raporun heyet raporu niteliğinde olmadığını, bu nedenle vasiyetnamenin şekil bakımından geçersiz olduğunu, ayrıca tanık beyanlarının aynı metin içinde yer almadığını,

tanıkların muris ile akraba olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini ve vasiyetnameden murisin amacı ve isteğinin net olarak anlaşılamadığını ileri sürerek öncelikle vasiyetnamenin iptalini, aksi hâlde saklı payı ihlâli oranında vasiyetnamenin tenkisini talep etmiştir.

2. Davacının müteveffa eşi ...'in diğer mirasçısı olan alt soyu Şükran ... 17.12.2021 tarihli fer’i müdahil dilekçesi ile davacı yanında davaya katılmak istediğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; vasiyetçi murisin vefatından itibaren 28, davacının eşinin vefatının üzerinden ise 4 yılın geçtiğini, vasiyetnamenin tenfizinde mirasçıların ilgili işleme itiraz etmediklerini, dava tarihine kadar vasiyetnameye riayet gösterildiğini, eldeki davanın yasal şartlarının bulunmadığını ve zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/42 Esas, 2021/466 Karar sayılı kararında "...murisin ölüm tarihi 14.09.1992 olup TMK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 17. maddesine göre mirasçılık ve mirasın geçişinin mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle yürürlükte olan hükümlere göre belirleneceği, MK'nın 501. maddesine göre iptal davasının tasarruf ve butlan sebebinin öğrenildiği,

MK'nın 513. maddesine göre tenkis davasının mirasçıların mahfuz hisselerinin tecavüz edildiğinin öğrenildiği günden itibaren 1 sene ve herhalde vasiyetin açıldığı tarih itibariyle 5 sene geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, İstanbul 1 Sulh Hukuk Mahkemesi 1992/127E-1992/153K sayılı kararı ile davacının murisi Seylan Doğru tarafından acılan davada iptali istenen vasiyetnamenin açılıp okunduğu mirasçıların vasiyetin iptali davası açmayacaklarını beyan etmeleri nedeniyle vasiyetin tenfizine karar verildiği ve kararın 20.01.1993 tarihinde kesinleştiği..." gerekçesiyle davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 24.04.2024 tarihli ve 2022/3264 Esas, 2024/800 Karar sayılı kararında "...vasiyetname düzenleyen ...'in 14.09.1992 tarihinde vefat ettiği, bu durumda olayın çözümünde uygulanacak yasa ölüm tarihi itibariyle yürürlükte olan 743 sayılı TKM hükümleri olduğu, bu Kanun'un 501. maddesinde düzenlenen sürenin zamanaşımı süresi olduğu,

743 sayılı TKM'nin 501. maddesinin '...İptal davası, müddeinin tasarrufa ve butlanın sebebine muttali olduğu günden itibaren bir sene ve herhalde vasiyetnamenin açılması tarihinden itibaren beş sene geçmekle müruru zamana uğrar...' şeklinde düzenlendiği, murisin 14.09.1992 tarihinde vefatı üzerine İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1992/127 Esas ve 1992/153 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada davacının murisi Seylan Doğru'nun 16.12.1992 tarihli duruşmada bizzat hazır bulunarak vasiyetten haberdar olduğunu bildirdiği, iptal için dava açmayacağına dair beyanda bulunduğu,

davacının yakın murisi Seylan Doğru'nun dava konusu vasiyetnamenin varlığından ve içeriğinden anılan tarih itibarıyle haberdar olduğu, vasiyetnamenin tenfizine ilişkin kararın 20.01.1993 tarihinde kesinleştiği, inceleme konusu dosyada davalılar vekilinin süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacı murisinin vasiyetnameye muttali olduğu tarihten iş bu davanın açıldığı tarihe kadar 743 sayılı TKM'nin 501. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin dolduğu,

yerel mahkemece deliller değerlendirilerek yazılı gerekçe ile davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, 1. Murisin fiil ehliyetine sahip olmadığını, 2. Ehliyetsizlik hâlinin her zaman ileri sürülebileceğini, 3. Vasiyetnamenin şekil şartlarının yerine getirilmediğini, 4. Kararın hatalı ve yanlış değerlendirme sonucunda verildiğini, 5. Zira davanın süresinde açıldığını, 6. Zamanaşımı süresinin re'sen değerlendirilemeyeceğini, 7. Ancak yerel Mahkemenin gerekçe kısmında bu sürenin hem zamanaşımı hem de hak düşürücü süre olarak nitelendirildiğini, 8. Karşı tarafın kötü niyetinin söz konusu olduğunu, 9. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, aksi hâlde tenkis istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 501. maddesinin 1. fıkrası, “İptal davası, müddeinin tasarrufa ve butlanın sebebine muttali olduğu günden itibaren bir sene ve her halde vasiyetnamenin açılması tarihinden itibaren beş sene geçmekle müruru zamana uğrar.

Tasarrufun butlanı gerek kanuna muhalefet ve adabı umumiyeye mugayeretten gerek ademi ehliyetten neşet etsin; sui niyet sahibi olan müddeaaleyhe karşı iptal davası, ancak otuz senenin geçmesiyle sakıt olur.” şeklinde olup hükümde düzenlenen sürenin hukuki niteliği, zamanaşımıdır.

Vasiyetnamenin tenfizine yönelik yargılamanın 16.12.1992 tarihli ilk oturumunda; muris ...'in mirasçıları, davaya konu olan vasiyetnameden haberdar olduklarını belirttiklerinden onların bu tarihte vasiyetnameye muttali oldukları konusunda herhangi bir şüphe bulunmamaktadır.

4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 17. maddesinde yer alan “Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir.” şeklindeki düzenlemesiyle bu gibi davalarda murisin ölüm tarihinin esas alınacağı belirtilmiştir. Adı geçen muris, 14.09.1992 tarihinde ölmüş olup 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1029. maddesine göre TMK’nın yürürlük tarihi, 01.01.2002’dir.

Bu nedenle murisin ölüm tarihi esas alındığında 743 sayılı Kanun'un somut uyuşmazlıkta uygulanmasının gerektiği ortadadır. Tüm bu nedenlerle; eldeki davanın, 09.02.2021 tarihinde açılmış olduğu dikkate alındığında somut olayda hak düşürücü sürenin değil, zamanaşımı süresinin geçtiği anlaşılmaktadır.

3. Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın (1) numaralı bendinde, "davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeni ile reddine" şeklinde karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “ve hak düşürücü süre” ibaresinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3582, K. 2025/1469, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3582
Karar No
2025/1469
Tarih
13 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3583 K.2025/1505
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3583 K.2025/865
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/3584 K.2025/4302
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/3585 K.2025/1705
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/3585 K.2025/3266
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/3586 K.2025/1950

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.