KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4051 E., 2025/2174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1630 E., 2024/1956 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/239 E., 2024/239 K.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından dava konusu taşınmazlar olan 148 ada 39 parsel ile 41 parseldeki davalıların murisleri ... ...... ve ...'e ait olan hisselerin satın alındığını, satın alındığı günden bu yana malik sıfatıyla kullanıldığını ileri sürerek davaya konu taşınmazların davalılar adına olan hisselerinin davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, 39 parsel yönünden davacıya yapılan bir satışın olmadığını, murisleri .......'in 41 parselde payının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmaz satış sözleşmesinin resmî şekilde yapılmasının geçerlilik şartı olduğu ve somut olayda yapılan harici tapu dışı satıma değer verilemeyeceği, geçerlilik koşulu sağlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
vakıa Mahkemesi Hâkiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, 1988 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca tescil kararı verilebileceğini, davalıların kötüniyetli olduklarını, taşınmazın davacı tarafından kullanıldığının tanıklarca beyan edildiğini, davanın ispat edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
6100 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca hâkim Türk hukukunu re'sen uygular. Bu ilke uyarınca olayları belirlemek taraflara, bu olayların hukuki sonuçlarını tayin etmek hâkime düşer.
Dosya kapsamı ve incelenen tüm belgelerden; kök muris ... .....'in ölümü üzerine mirasçıları olan davacının diğer el birliği malikleri olan ... ve ...'den davaya konu taşınmazlardaki hisselerin harici satım sözleşmesiyle satın alındığı ileri sürülerek tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğu gözetilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 677. maddesine göre, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılacak sözleşmeler, yazılı olması koşulu ile geçerlidir. Somut olayda, Mahkemece taraflar arasında miras payının devrine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmiş olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmekte ise de bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/4 hükmü uyarınca kararın gerekçesinin düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4051, K. 2025/2174, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama