KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4230 E., 2025/2626 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/3143 E., 2024/379 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/567 E., 2019/284 K.
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın 11.12.2010 tarihinde öldüğünü, 21.12.2000 tarihinde yapılan vasiyetnamenin ...
34. Noterliğinin 21.12.2000 tarihli ve 5 No.lu belgesi 2001/14 No ile tescil edildiğini, davaya konu vasiyetnamenin İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1463 Esas sayılı dosyası ile açılıp okunduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesine göre imzası bulunmayan vasiyetnamenin şekil noksanı ile sakat olduğunu, İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/426 Esas sayılı dosyası ile vasiyetnamenin iptali davası açıldığını,
Mahkemenin 19.12.2017 tarihli duruşmasında imza inkarında bulunduğu gerekçesiyle sahtecilik iddiasının değerlendirilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 208/4 maddesi uyarınca sahtecilik davası açıp esas numarasını bildirmek üzere tarafına 2 haftalık kesin süre verildiğini ileri sürerek; ... 34. Noterliğinin 21.12.2000 tarihli ve 5 No.lu belgesi ve 2001/14 No ile tescil edilen vasiyetnamenin sahteliğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar; cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6100 sayılı Kanun'un 208/4 hükmünün uygulanabilmesi için imzanın bulunması ancak aidiyetinin inkar edilmesi gerektiği, yazının murisin elinden sadır olmadığı yönünde bir iddianın ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ileri sürülen hususların vasiyetnamenin iptali davasında çözümlenmesi gerektiği hususlarına ilişkin olduğu, bu yöndeki çekişmelerin ait olduğu mahkemede görülüp değerlendirilmesi gerektiği, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını aynen tekrarlayarak, yerel Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan eksik incelemeyle davanın reddine karar verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin sahteliğinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4230, K. 2025/2626, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama