KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4468 E., 2025/2380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2200 E., 2024/2118 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/141 E., 2024/406 K.
Karar Metni
695 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 386 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 2 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerinin hissedarı olduklarını, 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin ise davalının mülkiyetinde olduğunu, davalının kullanım sınırlarını aşarak ortak alan olan çatı katını kat mülkiyeti kanuna aykırı olarak kendi dairesine kattığını ve uzun süredir müvekkillerinin rızası olmaksızın bu şekilde kullandığını ileri sürerek dava konusu çatıya davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesini, çatının eski hâline getirilmesini ve ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazdaki çatı arası ev terasına ait kullanma ve faydalanma hakkının davacıların mirasbırakanı ... ... tarafından 70.000,00 TL bedelle ...'a verildiği, adı geçen tarafından da aynı şartlarla davalıya devredildiği, davalı ile davacıların, müştereken imar affı için başvuruda bulunduğunu ve 1157099 numaralı 05.10.2018 tarihli Yapı Kayıt Belgesinin sadece çatı arası ve ev terasını değil, binanın bütün projesine ve İmar Kanunu'na aykırı yapılmış kısım ve bölümlerini kapsadığını, binanın mülkiyetinde (arsa paylarında) bir değişiklik ya da maliklerin rızası dışında yapılan bir tescilin söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerin davacıların mirasbırakanından intikalen davacılara geçtiği, 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin ise davalı adına kayıtlı olduğu, bilirkişi raporlarında çatı arası mesken vasıflı taşınmazın mimari projede gösterilmediğinin tespit edildiği, mimari projede olmayan yapının davalı tarafından bizzat kullanıldığı ve davacılara herhangi bir bedel ödenmediği, davacıların ecrimisil talebinde bulunabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 08.12.2015-26.04.2019 tarihleri arasında toplam 99.792,65 TL'nin 26.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı,
kesinlik sınırının davalı yönünden aleyhine dava açan davacıların her biri için hükmedilen ecrimisil miktarı esas alınarak belirlenmesi gerektiği, aleyhine birlikte dava açılmış olmasının kesinlik sınırının belirlenmesine etkisi olmayacağı, hüküm altına alınan ve istinafa konu edilen toplam miktarın 99.792,65 TL olup, davacıların 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümün malikleri olduğu ve her birinin 1/4 oranında pay sahibi oldukları ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu gözetildiğince,
her bir davacı lehine hükmedilen miktar olan 24.948,16 TL'nin karar tarihi (2024 yılı) itibari ile kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL’nin altında kaldığı, kararın karar tarihi itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/(2) hükmü gereğince davalı yönünden kesin olduğu, davalının istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda davacıların elbirliği hisselerinin bulunduğu ve aralarında ihtiyari değil zorunlu dava arkadaşlığının bulunması nedeniyle istinaf kesinlik sınırının 99.792,65 TL üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini, ortak alanlar için ecrimisil talep edilemeyeceğini, davacıların mirasbırakanı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmeye göre davacıların ecrimisil talep etme hakkının bulunmadığını, bilirkişi raporunda ecrimisilin hatalı olarak hesap edildiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların %60, davalıların %40 hissesinin bulunması nedeniyle bu hisselere göre hesap yapılmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4468, K. 2025/2380, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama