KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4766 E., 2025/2609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/889 E., 2024/2068 K.
- İlk derece mahkemesi
- Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/908 E., 2021/618 K.
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin çiftçilik yaptığı ...'de tarım arazilerinin sulanmasının ihtiyaç olup bu ihtiyacın uzun zamandır 1982 yılında köy işleri tarafından yaptırılan sulama arklarından alınan su ile yapıldığını, köylülerin muhtara para ödeyerek bağ-bahçelerini suladıklarını, 1982 yılından bu yana köylülerin bu konuda hiçbir sorun yaşamadığını, 2018 yılında bazı şahısların bu arklardan kendi arazilerine kapalı sistem boru döşettiklerini ve ... Sulama Kooperatifinin 2019 yılı Genel Kurulunda kapalı sistem sulama yönteminin uygulanmasına dair Genel Kurul Kararı çıkartılarak suya müdahalede bulunulduğunu belirterek suya el atmanın önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; SS ... Sulama Kooperatifinin ... Mahallesinde bulunan su havzasını daha verimli ve tasarruflu bir şekilde kullanmak amacıyla 08.09.2014 tarihinde kurulduğunu, kapalı sistem için yapılan su borularının arkların kullanımına engel teşkil etmediğini, iklim değişikliği ve kuraklık gibi nedenlerle sulama havzasında bulunan yeraltı suyunun azalması ve yerüstü suyun debisinin düşmesi nedeniyle açık olan su arklarında çiftçilerin yeteri kadar faydalanamadığını, açık sistem olan bu sulama arklarından suyun daha yavaş ilerlediğini ve su kaybının fazla olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahalinde keşif yapıldığı, taraf tanıklarının dinlendiği, buna göre suyun bol olduğu zamanlar dışında davalı Kooperatifin sağladığı sudan değil komşu ilçelerdeki sudan faydalanıldığı, Kooperatifin kapalı sisteme geçtiği ve buna dair genel kurul kararının bulunduğu, suyun veriminin yılın her ayı aynı düzeyde olmadığı ve bilhassa yaz aylarında su kaynağının kuruyabildiği, kişilerin bu durumda başkaca yerlerden sulama sağladığı, kapalı sisteme geçmeyenlerin arklardan sulama yapabildiği hususlarının sabit olduğu, bilirkişi raporları ve tanık anlatımları ile Mahkeme gözlemi gözönünde bulundurularak davalı Kooperatif tarafından suya haksız el atmanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kooperatifin, arklardan açık olarak akan suyu kapalı boru sistemi ile bazı şahıslara haksız olarak yönlendirdiğini, davacıların arazilerini sulayamadığını ileri sürerek suya elatmanın önlenmesi davası açıldığı, mahalinde yapılan keşifte açık sistemde su kaybının fazla olduğu, su debisinin yüksek olduğu dönemlerde sulamada sıkıntı bulunmadığı, yaz aylarında suların azaldığı veya kuruduğu, bu dönemde suların herkese yetmediği,
suyun az olduğu zamanlarda komşu ilçelerdeki sulardan da faydalanıldığı, davalının genel kurul kararına göre işlem yaptığı ve mevcut duruma göre suya müdahalenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı Kooperatifin kendisine yakın olanların sulama sorununu çözmeyi amaçladığını, davacıların sadece suyun bol oldugu zamanlarda sudan faydalanabildiğini, 2. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, birbirine yakın mesafede kuyular açıldığından suların azaldığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4766, K. 2025/2609, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama