İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4890 K.2025/351

Mahkeme kararı, davacı vekili ve dahili davalılardan Hazine vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve…

Esas2024/4890Karar2025/351Tarih16 Ocak 2025Okuma5 dk · 1.014 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2024/4890 E., 2025/351 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/574 E., 2024/361 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.014 kelime·5 dk okuma·10 bölüm

Mahkeme kararı, davacı vekili ve dahili davalılardan Hazine vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 823 parsel sayılı taşınmazın 1000/28300 payını kendisi ile aynı ismi taşıyan 1944 doğumlu ...’den 21.08.1993 tarihinde satın aldığını, taşınmazın bulunduğu bölgede dava dışı Gölbaşı Belediyesi tarafından yapılan 13.06.2003 tarihli imar sonucu 265 ada 1 parsel taşınmazda müvekkili ile adı geçen kişi adına 650/3298 payın tahsis edildiğini, 270 ada 1 parsel sayılı taşınmazda da 100/13685 payların tahsis edildiğini,

TAKBİS dağıtım cetveli doğrultusunda 265 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 1944 doğumlu olan ... adına 325/1649 payın girildiğini ve bu doğrultuda her iki malik adına tapu senetlerinin düzenlendiği halde tapu kütüğünde sadece 1944 doğumlu olan ... adına 323/1649 payın tescil edildiğini, müvekkili adına ise herhangi bir tescilin yapılmadığını, aynı durumun 270 ada 1 parsel sayılı taşınmaz için de geçerli olduğunu, hal böyleyken 1944 doğumlu ...’in her iki taşınmazdaki payının dava dışı kişilere satıldığını ve üçüncü kişiye yapılmış olan satışın yok hükmünde olduğunu ileri sürerek öncelikle tapu iptali ve tescil,

aksi halde tapu sicilinin düzgün tutulmamasından dolayı şimdilik 30.000,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içinde açılmadığını, imar işleminin 1993 tarihinde yapıldığını, bu nedenle yolsuz tescil tarihinin de 1993 yılı olduğunu, yolsuz tescile esas alınan temel işlemin imar işlemi olduğunu, davanın Hazine aleyhine açılmasının gerektiğini, yolsuz tescille üçüncü kişiye yapılan satışın geçersiz olduğunu, sorumluluğun aynı zamanda taşınmazı satan kişiye ait olduğunu, uygun illiyet bağının bulunmadığını ve davacı tarafın taşınmazın ilk maliki olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 270 ada 1 parseldeki taşınmazın 20/2737 payını 2024 yılında dava dışı ... ’ndan satın aldığını, müvekkilinin tapu kayıtlarına güvenerek işlemi gerçekleştirdiğini, bu durumda müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu ve tapu kütüğündeki yolsuz tescili bilmesine imkan olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

3. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... ve davalılardan ... ’ı tanımadığını, tapu kaydına güvenerek taşınmazı satın aldığını, bu nedenle müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, taşınmazın evveliyatına ilişkin bilgisinin olmadığını ve yolsuz tescil durumunu bilmesine imkan olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

4. Dahili davalılardan Hazine vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını yolsuz tescil durumunda üçüncü kişiye yapılan satışın yok hükmünde olduğunu, bu nedenle tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, eldeki davanın taşınmazı satın alan kişiye yönetilmesinin gerektiğini ve zararın da onlar tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.11.2014 tarihli ve 2014/387 Esas, 2014/528 Karar sayılı kararıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/2 hükmü gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarihli ve 2016/19123 Esas, 2019/3830 Karar sayılı kararındaki "...davacı tarafın dava dilekçesinde davalının adresini göstermiş olması nedeniyle dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurun dilekçede belirtilmiş olduğu göz önüne alınarak davalının tebligata yarar açık adresinin mahkemece araştırılması, davalının tespit edilen adresine yukarıda açıklanan mevzuat çerçevesinde usulüne uygun tebligat yapılması, davalıların adreslerinin bulunamaması halinde ilanen tebliğ hususunun düşünülmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.06.2024 tarihli ve 2020/574 Esas, 2024/361 Karar sayılı kararıyla "...dava konusu taşınmazlarda imar uygulaması ve şuyulandırma işlemlerinin yapıldığı esnada iki ayrı ... olmasına rağmen davacının sahip olduğu hisselerin diğer ... adına yazıldığı, bu haliyle davacının hisselerinin tapu sicilinin yanlış tutulması sebebiyle zayi olduğu, devletin tapu kütüğünün doğru tutulmamasından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, taşınmazların adına yanlış yazılan ... tarafından satılması neticesinde birden fazla el değiştirmiş olduğu,

tapu maliklerinin tapu kütüğüne güvenen iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğu, aksine yönelik kanıtın dosyada mevcut olmadığı, tescil talebinin reddine karar vermenin gerektiği, alınan bilirkişi raporu uyarınca yapılan hesaplama neticesinde davacının 220.000,00 TL tazminata hak kazandığı..." gerekçesiyle davacının "tapu iptal ve tescil talebinin reddine; tazminat talebinin kabulü ile toplam 220.000,00 TL tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili,

-Dava konusu taşınmazdaki hisselerin tapu sicil müdürlüğünün dikkatsizliğinden dolayı üçüncü kişilere satıldığını,

-Satın alan kişiler iyi niyetli olsalar da yetkisiz kişinin devir işlemi nedeniyle onların mülkiyet hakkına sahip olamayacaklarını,

-Tazminat talebi hesaplanırken taşınmazların dava tarihinin esas alındığını,

-Bu hesaplama yönteminin hakkaniyete aykırı olduğunu,

-Tazminatın karara en yakın tarihe göre hesaplanmasının gerektiğini,

-Faiz talebi olmasına rağmen Mahkemece faiz konusunda bir kararın verilmediğini,

-Haksız fiil sorumluluğu olduğundan olay tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranına hükmedilmesinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Dahili davalılardan Hazine vekili,

-TMK’nın 1007. maddesine göre sorumluluğa ilişkin koşulların oluşmadığını,

-Dosyadaki bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu,

-Dava konusu taşınmazın vasfının hatalı değerlendirildiğini,

-Taşınmazın değerinin emsal araştırmasına göre belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu,

-Dava konusu taşınmaza onun rayiç değerinin üstünde bir değerin biçildiğini,

-Davanın taraflarından birinin ... olmasına rağmen bakanlık hakkında hüküm kurulmadığını, onun hakkında davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, imar ile oluşan yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil, aksi halde tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve dahili davalılardan Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4890, K. 2025/351, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Sebepleri
  11. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  12. VI. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4890
Karar No
2025/351
Tarih
16 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/4890 K.2025/332
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/4891 K.2025/185
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4891 K.2025/229
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4893 K.2025/47
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/4893 K.2025/124
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/4898 K.2025/739

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.