KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4901 E., 2025/3701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1359 E., 2024/1245 K.
- İlk derece mahkemesi
- Trabzon Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/334 E., 2024/114 K.
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 174 ada 26 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılmakta olan binanın kuzeybatı cephesinde yer alan 3. kat 8 numaralı dairesini satın aldığını, davalının sözleşme kapsamında daireyi fiilen bitirerek 3.kat 14 numaralı bağımsız bölümü müvekkiline teslim ettiğini, davacının sözleşme gereği bedelin tamamını ödediğini, herhangi bir borcu kalmadığını, yaklaşık 2 yıldır fiilen kullandığını, davalının binada sattığı diğer tüm bağımsız bölümlerin tapu devrini yapmasına rağmen davacının tapusunu vermediğini belirterek; davacının dilekçe ekindeki sözleşme ile satın aldığı 14 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kabulü ile 174 ada 26 parsel sayılı taşınmazda yer alan 14 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline"; 12.06.2024 tarihli ek kararda ise “istinaf dilekçesi süresi içerisinde sunulmadığından istinaf dilekçesinin reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “istinaf eden davalının kendisini birden fazla vekille temsil ettirdiği ve vekillerinden birisine yapılan tebligatın yeterli olduğu, davalı vekilinin yasal sürenin dolmasından sonra 11.06.2024 tarihinde gerekçeli istinaf dilekçesini sunduğu, süresinde verilmeyen dilekçeye değer verilemeyeceği” gerekçesiyle davalının ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a.Davalı müvekkili şirketi temsilen 05.12.2022 tarihinde vekâletname sunarak tüm dava takibini kendisinin gerçekleştirdiğini, bu tarihten sonra diğer vekillerin dosya takibinde bulunmadığını, tüm duruşma, iş ve işlemler, dosya takibatı ve istinaf sürecinin kendisi ve yetki belgesi ile yetkilendirdiği vekil tarafından icra edildiğini, eski vekilce çekilme dilekçesi de sunulduğunu, bunlara rağmen gerekçeli kararın eski vekâletnamede ismi geçen Avukat ...'e ait UETS adresine gönderildiğini, tebligatın usulsüz olduğunu,
b.Taraflarınca gerekçeli karardan UYAP portal üzerinden yapılan kontrol sonrasında 10.06.2024 tarihinde haberdar olunduğunu, benzer olaylara ilişkin Yargıtay’a ait emsal kararlarda tebligatın usulsüz sayıldığını, hükmü süresinde istinaf ettiklerini,
c.Esasa ilişkin itirazlarını da tekrarladığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4901, K. 2025/3701, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama