KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/5068 E., 2025/3178 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2698 E., 2024/2733 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/446 E., 2024/194 K.
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan Samsun ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazları 13.02.2019 tarihinden itibaren davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak el konulduğunu, niteliği fındıklık olan bu taşınmazdaki fındık ürününün davalı tarafından toplanmasına karşın davalının müvekkiline kira ve benzeri hiçbir ödemede de bulunmadığını ileri sürerek, davalının dava konusu taşınmazlara el atmasının önlenmesine, 2019-2021 yıllarına ait ecrimisil bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında .... Noterliğinin 13.02.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı kira sözleşmesinin düzenlendiğini, bu sözleşmede kiralanan yerin davacı tarafından eldeki davanın konusu olmayan ... ada ... parsel sayılı taşınmaz olduğunun belirtildiğini, daha sonra davacının sözleşmeye yanlışlıkla ... ada ... parsel numaralı taşınmaz yerine ... ada ... parsel sayılı taşınmazı yazdığının anlaşıldığını, bunun üzerine taraflarca kiralanan parselin ... ada ... parsel olduğu konusunda sözlü olarak anlşatıklarını, ilk fındık hasadının da bu şekilde yapıldığını, dava konusu olarak gösterilen ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazlarda müvekkilinin herhangi bir hasat yapmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli ve 2023/46 Esas, 2024/194 Karar sayılı kararı ile "...dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarından, davacının isteği doğrultusunda sözleşme konusu ... ada ... parsel taşınmaz yerine, davacının kendi evine uzak olan ... ada ... parsel sayılı taşınmazı davalının kullanılmasına rıza gösterdiği, davacı ile davalı arasında geçerli bir tarla kira sözleşmesinin bulunduğu, davalının dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazı kullanımının haklı nedene dayandığı, davacının dava konusu olan ... ada ... parsel ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalının haksız kullanımını ispatlayamadığı .... " gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2024 tarihli ve 2024/2698 Esas, 2024/2733 Karar sayılı kararı ile "...istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde dayanılan nedenleri tekrarla;
a.Davalı yanca iddia olunan noter senedinin, davaya konu taşınmazlara ilişkin olmadığını,
b.Fındık ürününün hasat zamanı Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları olduğunu, keşif tarihinde taşınmazların boş ve üzerinde ürün olmamasının doğal olduğunu,
c.Bildiridikleri tüm tanıkların beyanları alınmadan hüküm kurulduğunu,
d.Davalı tarafın yargılama sırasında kira sözleşmesine dayanması nedeniyle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/5068, K. 2025/3178, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama