KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/5209 E., 2025/3446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1631 E., 2024/2224 K.
- İlk derece mahkemesi
- Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/256 E., 2023/257 K.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazı 2010 yılından beri kullandığını, ecrimisilini Millî Emlak Müdürlüğüne ödediğini, dava konusu taşınmazın yakın zamana kadar Hazine arazisi olup tarla olarak kullanıldığını, taşınmazın birinci sınıf tarım arazisi olduğunu, mera parseli vasıflarını taşımadığı gibi çevresinde özel kişilere alt taşınmazlar olduğu için dava konusu mera vasıflı taşınmaza hayvanların geçmesi için yol da bulunmadığından,
mera olarak kullanılmasının teknik olarak mümkün olmadığını, köyde hayvanların otlayacağı yeterli miktarda mera arazisinin bulunduğunu, dava konusu arazini taşınmazın mera arazisine dönüşmesine ihtiyaç olmadığı gibi kamu yararının da bulunmadığını ileri sürerek 2245 parsel sayılı taşınmazın mera vasfını taşınmadığının, kaybettiğinin tespiti ile mera vasfının kaldırılmasına, mera tahsis kararının iptaline, mera kütüğündeki tescilin silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda; davacının dava dilekçesindeki anlatımlara göre mera komisyon kararının iptalini talep etme hakkı bulunmadığından, davanın Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabule göre 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 21/2 hükmü gereğince zamanaşımı dolmamasına rağmen davanın yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru olmamıştır." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kamu düzenine ilişkin nedenlerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, davanın ... ve ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, davacının, dava konusu taşınmazı 2010 yılından beri kullandığını, ecrimisilini Millî Emlak Müdürlüğüne ödediğini, dava konusu taşınmazın, yakın zamana kadar hazine arazisi olup tarla olarak kullanıldığını, taşınmazın birinci sınıf tarım arazisi olduğunu, mera parseli vasıflarını taşımadığı gibi çevresinde özel kişilere alt taşınmazlar olduğu için dava konusu mera vasıflı taşınmaza hayvanların geçmesi için yol da bulunmadığından,
mera olarak kullanılmasının teknik olarak mümkün olmadığını, köyde hayvanların otlayacağı yeterli miktarda mera arazisinin bulunduğunu, dava konusu arazini taşınmazın mera arazisine dönüşmesine ihtiyaç olmadığı gibi kamu yararının da bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mera tahsis kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/5209, K. 2025/3446, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama