KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/129 E., 2025/4116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1900 E., 2024/2391 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/767 E., 2024/362 K.
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının paydaş olduğu dava konusu 246 01... parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından haksız şekilde tasarruf edildiğini ve ihtarnameye rağmen müdahalenin sonlandırılmadığını belirterek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza yönelik müdahalesinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dava konusu taşınmazın davalı tarafında kullanıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
1. Dava konusu taşınmazın davalının izni ve bilgisi doğrultusunda kardeşi Mahmut tarafından ona tebaan kullanıldığı ve davacıya kullanım olanağı tanınmadığı,
2. İntifadan men şartının 09.08.2021 tarihinde keşide edilen ihtarname ile sağlandığı, intifadan men koşulunun dava tarihinden 3 ay 24 gün önce yerine getirildiği, taşınmazın mısır ekimi yapılarak tasarruf edildiği, bu süre zarfında taşınmazda tarımsal faaliyet yoluyla gelir edilmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil isteminin ise reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının ecrimisil yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, intifadan men koşulunun sağlandığı tarihten sonrada davalının hukuki semere elde ettiğini, ecrimisil taleplerinin hesaplanmadığını, belirtilen süre zarfında üretimin yapıldığını, davalının dava konusu taşınmazı kullandırması ve hukuki semere elde etmesi nedeniyle intifadan men koşulunun aranmaması gerektiğini beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının el atmanın önlenmesi yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, vekil edenin yurtdışında yaşadığını, dava konusu taşınmazı kullanmadığını, vekil edenin kardeşinden herhangi bir kazanç sağlamadığını, bu hususun ispat edildiğini, tespit dosyasında davalının veya kardeşinin isminin geçmediğini, keşif tarihi itibariyle dava konusu taşınmazda müdahale olmadığı gibi dava tarihinde dâhi müdahalenin ortadan kalktığın, sadece davacı tanığının beyanı esas alınarak karar verildiğini, davanın hatalı şekilde davalıya yöneltildiğini, haksız kullanım ve semere elde etme şartlarının oluşmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/129, K. 2025/4116, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama