KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1831 E., 2025/2497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/43 E., 2025/221 K.
- İlk derece mahkemesi
- Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/189 E., 2024/2615 K.
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; komşu parsel maliki olan davalının taşınmazında kazı yaparken müvekkiline ait duvara zarar verdiğini ileri sürerek zararının davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı asıl duruşmada, zararı ödemek istediğini ancak duvarın ruhsatının olmadığını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının zarar gören duvarın bulunduğu taşınmazlarını dava tarihinden önce devrettiği gerekçesiyle aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davalı vekilince e-duruşma talep edilmiş ve iletişim kurulamaması nedeniyle duruşmaya katılamadığı savunulmuş ise de, bu hususta Mahkemece tutulan tutanağa rastlanmadığı gibi hangi nedenle katılamadığının açıklayıcı da olmadığı, öte yandan davalı vekilinin sadece vekâletname sunması, cevap dilekçesi ibraz etmemesi ve duruşmalara katılmaması nedenleriyle İlk Derece Mahkemesince davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davalının taraflarına vekâlet verdiği tarih itibari ile ön inceleme duruşmasının ve cevap verme süresinin hâlihazırda geçmiş olduğunu, bu nedenle cevap dilekçesi sunamadıklarını ve ön inceleme duruşmasına katılamadıklarını, vekâletnameyi aldıkları tarih itibari ile katılabilecekleri tek duruşma olan 07.11.2024 tarihli duruşmaya yönelik olarak e-duruşma taleplerinin kabul edildiğini ancak mahkeme ile iletişim kurulamadığından sistemsel sorun nedeniyle duruşmaya katılamadıklarını, bu husustaki görüntüyü dosyaya sunduklarını,
07.11.2024 tarihli duruşmada davanın reddine karar verilmesine karşın davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, oysa ki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 5. maddesine göre hangi aşamada olursa olsun, dava takibini kabul eden avukatın, vekâlet ücretine hak kazanacağını, bu nedenlerle lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Avukatlık AAÜT'nin 5. maddesine göre, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, bu Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili, 23.09.2024 tarihli vekâletnamesini 07.10.2024 tarihinde dava dosyasına sunarak 07.11.2024 tarihli duruşma için e-duruşma talebinde bulunmuş, sistemsel sorun nedeniyle 07.11.2024 tarihli duruşmaya katılamadığına ilişkin aynı tarihli dilekçesini de dosyaya sunmuştur. Bu durumda davalının davada kendisini vekil marifeti ile temsil ettirdiği anlaşıldığından davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1831, K. 2025/2497, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama