KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1867 E., 2025/2593 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/441 E., 2025/3 K.
Karar Metni
736 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Mahkeme kararı davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacıya ait 2031 ve 2032 parsel sayılı taşınmazlara davalı tarafından elektrik direkleri dikilmek suretiyle müdahalede bulunulduğu ileri sürerek, elektrik direklerinin kâl'i ile el atmanın önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı TEİAŞ vekili, müdahale ile ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı TEDAŞ’a dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.06.2016 tarihli kararı ile davanın kabulüne, 2032 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda D5 ve D6 olarak gösterilen koordinatlı alana davalı tarafından yapılan müdahalenin meni’ne ve kâl’ine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.10.2020 tarihli ilamı ile "öncelikle dava konusu yerlere yönelik kamulaştırma ve toplulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığını belirlenmesi, mahallinde keşif yapılarak taşınmazının içinden geçtiği kabul edilen elektrik direklerinin bir projeye bağlı olarak elektrik şirketleri tarafından mı, yoksa özel olarak davalı tarafından mı döşendiğinin tespit edilmesi, bu şekilde özellikle yıkım istemine yönelik Tedaş’ın da davaya dahil edilmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi,
elektrik direklerinin (infaza elverişli olacak şekilde) ölçekli ve koordinatlı fen bilirkişisi raporunda net olarak gösterilmesi, toplanacak delillere göre dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 30.11.2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne; 2032 parsel sayılı taşınmazda 05.08.2021 tarihli raporda D:224445, D:224467, D:224478 olarak gösterilen davalı TEİAŞ tarafından yapılan müdahalenin meni ne ve kaline, davalı ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın süresi içinde davalı TEİAŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.11.2022 tarihli ilamı ile "bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, önceki bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırma yapılması ve toplanacak delillere göre dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 13.03.2024 tarihli kararı ile davanın kabulüne, toplulaştırma sonucu oluşan 466 ada 8 parsel sayılı taşınmazda 06.11.2023 tarihli raporda D:224445, D:224467, D:224478 olarak gösterilen davalı TEİAŞ tarafından yapılan müdahalenin men'îne ve kâl'ine, davalı ... yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın süresi içinde davalı TEİAŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.06.2024 tarihli ilamı ile "bilirkişi raporlarında el atmanın TEDAŞ tarafından yapıldığı belirtilmesine ve mahkemenin gerekçesinde de bu husus kabul edilmiş olmasına rağmen TEDAŞ'ın davada taraf olarak yer alması sağlanması gerektiği, ayrıca gerekçeyle hüküm sonucu arasında çelişki bulunduğu" gerekçesiyel hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; toplulaştırma sonucu oluşan 466 ada 8 parsel sayılı taşınmazda 06.11.2023 tarihli raporda D:224445, D:224467, D:224478 olarak gösterilen davalı TEDAŞ tarafından yapılan müdahalenin menine ve kaline, davalı ... ve dahili davalı TEİAŞ yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı TEİAŞ vekili temyizinde, müvekkili kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir. Davalı TEDAŞ vekili temyizinde, husumetin müvekkili kuruma yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak yazılı şekilde davalı TEDAŞ yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, dahili davalı TEİAŞ'ın hakim emri ile davacı tarafından davaya dahil edildiği ve davacının başlangıçta dahili davalı TEİAŞ'a husumet yöneltmemiş olduğu gözetildiğinde dahili davalı TEİAŞ lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da doğrudur.
Ancak 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesine göre hakim, infazı kabil bir karar vermekle yükümlüdür. Somut olayda, el atmanın önlenmesi yanında nelerin kâl kararı verilen hususun ne olduğu yönünde hüküm fıkrasında bir açıklama yapılmamış olması bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1867, K. 2025/2593, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama