İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1896 K.2025/5600

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/1896Karar2025/5600Tarih24 Aralık 2025Okuma5 dk · 1.008 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2025/1896 E., 2025/5600 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Aralık 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1438 E., 2024/2032 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/600 E., 2022/44 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.008 kelime·5 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'in 12.10.2013 tarihinde evli ve çocuklu olarak öldüğünü, müvekkili tarafından, İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2020/17 Tereke sayılı dosyası ile dava açılmış olup işbu dosyadan terekeye temsilci atandığını, davalı hakkında açtıkları bu davanın, tereke dosyasına bildirilmesini talep ettiklerini, murisin uzun yıllar sanayicilik yaptığını, 1994 yılında müvekkili ile birlikte ...Sanayi ve Ticaret A.Ş.'yi kurduklarını, davalı ...'ın murisin kurmuş olduğu şirkette sıradan bir işçi olduğunu, murisin ..., ..., ... ve ...

Bankasının değişik şubelerinde bulunan hesaplarından çok yüklü miktarda para çekildiğini, davalının kendi hesaplarına da aktarmış olabileceğini, murisin 6 milyon USD dolarının bulunduğu tüm yakın çevresi tarafından bilindiği halde terekesinde herhangi bir paranın bulunmadığını, bu paranın davalı tarafından çekildiği veya davalının hesaplarına gönderildiğini, davalı hakkında ilk olarak Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/518 Esas sayılı dosya açılan davanın tüm mirasçıların iştiraki olmadığı ve/veya tereke temsilcisinin de bulunmaması nedeniyle usulden reddedildiğini, kararın kesinleştiğini,

bu nedenlerle kesin miktar belirli hale geldikten sonra ve ileride artırılmak üzere, davalı tarafından murise ait hesaplardan çekilen ve ayrıca davalının hesabına aktarılan paraların miras hissesi oranında yasal faizi ile beraber müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalının yetkili ve güvenilir bir şirket çalışanı olduğunu, yapılan işlemlerin geçerli vekalete ve davacının bilgisine dayalı gerçekleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Nedenleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davalı ...'ın, muris ...'in banka hesaplarından yüklü miktarda para çektiğini, bankalardan gelen yazı cevaplarının da müvekkilinin haklılığını çok açık bir şekilde gösterdiğini,

2. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların her yönüyle usulsüz ve ayrıca hukuka aykırı olduğunu,

3. TMK'nın 702/2. maddesinin yargısal uygulamada kısmen yumuşatıldığını, bir ortağın tek başına dava açabileceğini, davaya devam edebilmesi için öteki ortakların olurlarının alınması veya miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerektiğinin kabul edildiğini, nitekim bu görüşün bilimsel alanda da aynen benimsendiğini, İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davacının, başına tek davayı açarak tereke temsilcisine ihbar ettirmesinin mevzuata aykırı hiç bir yönü bulunmadığını, davanın açıldığı tarihten önce, davacının başvurusu ile terekeye temsilci atandığını, tereke temsilcisinin de duruşmada hazır bulunarak tereke adına davayı takip edeceğini beyan ettiğini ileri sürmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; mirasta istihkak talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkilinin murisinin hesaplarından yüklü miktarda para çektiği iddiası ile ve yapılacak yargılama sonunda, çekildiği iddia olunan paranın müvekkiline miras payı oranında ödenmesi talebi ile görülmekte olan davayı açmıştır. Vakıaların açıklanması davanın taraflarına, bu iddiaların hukuki nitelendirmesinin yapılması ise, hakime aittir.

Bu kural çerçevesinde dava dilekçesi incelendiğinde davacı vekilinin talebi, TMK'nın 637. maddesinde ifade edilen mirasta istihkak davasıdır. TMK'nın 637/1. maddesi ise. "Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir." hükmünü içermektedir.

Birden fazla mirasçının bu hakkı ileri sürmeleri halinde dava tereke temsilcisi tarafından da açılabilir, ancak, üstün hak iddiasında bulunan mirasçının bu davayı tek başına açmasına yasal bir engel de yoktur. Nitekim 637. maddedeki "Yasal veya atanmış mirasçı (...)miras sebebiyle istihkak davası açabilir.." ifadesinden, bu husus açıkça anlaşılmaktadır.

"Miras sebebiyle istihkak davası mirasçılıktaki üstün hakkını ileri süren yasal veya atanmış mirasçı tarafından açılabilir." (... Hukuku-...2022; ...'na atfen)

TMK'nın 640. maddesi ise tereke miras ortaklığı şeklinde ve iştirak halinde tüm mirasçılara geçtikten sonra, terekenin ve mirasçıların terekedeki haklarının korunmasına ilişkindir. Nitekim, konunun düzenlendiği TMK'nın 640/3-4. maddesi "Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır." hükümlerini içermektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi terekeye atanan temsilci de, tereke adına istihkak davası açabilir. Ancak, mirasçılardan birisinin tek başına istihkak davası açmasına bir engel yoktur.

Kaldı ki. TMK'nın 639/1. maddesi "Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." düzenlemesini içermektedir.

Bu maddedeki "davacının kendisinin mirasçı olduğunu (..) öğrendiği tarihten itibaren.." lafzı da, bu davanın sadece mirasçılardan birisi tarafından açılabileceğini tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ifade etmektedir. Temyiz incelemesine konu dava 10.01.2021 tarihinde açılmıştır. Terekeye atanan temsilcinin açacağı davanın zamanaşımı def'i ile karşılaşması halinde, davacının iddia ve talepleri incelenmeksizin sona ermiş olacaktır.

Böyle bir sonucun ise, tereke hukukunun genel teorisine aykırı olacağı çok açıktır.

Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın esastan incelenerek karar verilmesi gerekirken, husumet yokluğundan reddine karar verilmesi TMK'nın 637. maddesine aykırıdır. Bu gerekçe ile; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 07.11.2024 tarihli ve 2022/1438 Esas, 2024/2032 Karar sayılı kararının kaldırılarak, temyiz incelemesine konu İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/600 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1896, K. 2025/5600, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Nedenleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Karşıoy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1896
Karar No
2025/5600
Tarih
24 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1896 K.2025/7572
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1900 K.2025/5947
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1902 K.2025/5241
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1904 K.2025/5562
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/1906 K.2025/17237
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/1907 K.2025/18354

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.