KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2166 E., 2025/5607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/333 E., 2025/704 K.
- İlk derece mahkemesi
- Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/253 E., 2022/288 K.
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin müteveffa ...'ın mirasçısı olduğunu, müvekkili ile birlikte diğer akrabalarının da mirasçı olduklarını, Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/386 Esas sayılı dosyası ile veraset ilamı almak üzere dava açıldığını, Mahkemece verilen karar ile müvekkili ve davalıların mirasçı olduklarına hükmedildiğini, ancak verilen karar ile sehven Maliye Hazinesinin de mirasçı olarak gösterildiğini beyan ederek, Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/386 Esas, 2020/1519 Karar sayılı veraset ilamının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili kurumun payının iptalini talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 2. Diğer davalılar , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından posta yolu ile dosyaya sunulan bila tarihli cevap dilekçeleri ile; davayı kabul ettikleri, bu nedenle mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin ölüm tarihi itibariyle mirasının babası ... ve annesi ... gideceği, ancak iptali talep edilen veraset ilamında babanın mirasçılarına pay ayrıldıktan sonra, annenin mirasçılarına ulaşılamadığından payın Hazineye bırakıldığı, ancak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 496. maddesinde yer alan "... bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları, ana ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçıdırlar.
Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları alır.
Bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün miras diğer taraftaki mirasçılara kalır" hükmüne göre anne tarafında mirasçı bulunmadığı için mirasın diğer tarafa bırakılması gerektiği anlaşıldığından davacının talebinin kabulü ile taleple bağlı kalınarak Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/386 Esas, 2020/1519 Karar sayılı veraset ilamının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf kararındaki Maliye Hazinesi aleyhine olan red gerekçelerine katılmadıklarını, kararın eksik inceleme ve değerlendirme nedeniyle hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2166, K. 2025/5607, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama