KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2395 E., 2025/3686 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/311 E., 2024/357 K.
Karar Metni
892 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleştirilen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen dava davacısı asıl dava dilekçesinde; dava konusu 3509 parsel sayılı taşınmazdaki 19 numaralı bağımsız bölümde davalının ikamet ettiğini, müvekkili ile davalının öncesinde evli olduklarını ve müşterek çocukları olduğu için boşanmanın gerçekleştiği 09.09.2008 tarihinden bu güne kadar davalının herhangi bir bedel ödemeksizin söz konusu taşınmazda ikamet ettiğini,
davalının evlilikten dolayı dava konusu evin yarısına sahip olduğu kabul edildiğinde taşınmazdaki müvekkiline ait ½ paya yönelik davalı tarafından yapılan el atmasının önlenmesini ve 5 yıllık ecrimisil bedeli olarak 21.000,00 TL'nin dönemlere ait olarak hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini;
birleştirilen dava dilekçesinde ise dava konusu taşınmazın davalı tarafından asıl davanın açılma tarihi olan 05.09.2014 tarihinden itibaren kullanıldığını, davalının 10.08.2018 tarihinde tutanak karşılığında evin anahtarını teslim ettiğini, bu nedenle 35.000,00 TL ecrimisilin dönemlere ait hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen dava davalısı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’ini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.10.2015 tarihli ve 2014/427 Esas, 2015/401 Karar sayılı kararıyla; davanın 17.423,00 TL ile kısmen kabulüne; kabul edilen kısımdan 5.880,00 TL'ye 05.09.2010 tarihinden, 6.409,00 TL'ye 05.09.2011 tarihinden, 7.178,00 TL'ye 05.09.2012 tarihinden, 7.465,00 TL'ye 05.09.2013 tarihinden, 7.913,00 TL'ye 05.09.2014 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.09.2019 tarihli ve 2018/3930 Esas, 2019/8272 Karar sayılı kararıyla mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 07.07.2022 tarihli ve 2020/8 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararıyla asıl davanın taleple bağlı kalınarak kısmen kabulü ile toplam ecrimisil olarak hesaplanan 21.504,00 TL'nin 1/2'si olan 10.752,00 TL kabul edilen kısımdan 466,50 TL'ye 31.12.2011 tarihinden, 3720,00 TL'ye 31.12.2013 tarihinden, 3796,00 TL'ye 31.12.2013 tarihinden, 2769,50 TL'ye 05.09.2014 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının mahsup talebinin şartları oluşmadığından reddine; davalının taleplerinin şartları oluşmadığından reddine;
birleşen 2020/304 Esas sayılı davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 35.000,00 TL ecrimisil tazminatının 2.541,00 TL'ye 31.12.2014 tarihinden, 8359,00 TL'ye 31.12.2015 tarihinden, 8.808,00 TL'ye 31.12.2016 tarihinden, 9.631,00 TL'ye 31.12.2017 tarihinden ve 5.661,00 TL'ye 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
3. Dairemizin 03.04.2023 tarihli ve 2023/316 Esas, 2023/1927 Karar sayılı kararındaki "...asıl dava ile 05.03.2021 tarihinde birleştirilmesine karar verilen Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/304 Esas, 2021/38 Karar sayılı dosyasında davanın 13.11.2020 tarihinde açıldığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü, o hâlde Mahkemece, davanın açıldığı tarihten itibaren geriye doğru 5 yıl için ecrimisil istenebileceği, 13.11.2015 tarihinden itibaren taşınmazın teslim edildiği 10.08.2018 tarihine kadarki dönem için yukarıda belirtilen ilke ve yönteme göre belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken 05.09.2014 tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmiş olmasının isabetsiz olduğu..." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 31.10.2024 tarihli ve 2023/311 Esas, 2024/357 Karar sayılı kararıyla; "...dava konusu taşınmazın davacı ... adına kayıtlı olup üzerinde aile konutu şerhi konulmuş olarak davalının ikamet ettiği, tarafların 11.11.2011 tarihinde boşanmış olduğu, ancak davalının taşınmazı tahliye ettiği tarihin 10.08.2018 olduğu,
bozma ilâmında belirtilen 13.11.2015 ila taşınmazın teslim edildiği 10.08.2018 arası ecrimisil kira değerinin toplamda 23.488,00 TL olduğu..." gerekçesiyle asıl dava yönünden mahkememizin bozma öncesi 2020/8 Esas, 2022/269 Karar sayılı kararında Dairemizin 03.04.2023 tarihli ve 2023/316 Esas, 2023/1927 Karar sayılı ilâmında asıl davada verilen hükmün bozulmamış olması ve Yargıtay ilâm tarihinde kesinleşmiş olması nedeni ile ayrıca karar verilmesine yer olmadığına; birleşen Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/304 Esas sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile 23.488,00 TL ecrimisil tazminatının.
1.029,00 TL'sine 11.11.2015 tarihinden 31.12.2015 tarihine kadar, 7.938,00 TL'sine 01.01.2016 tarihinden 31.12.2016 tarihine kadar, 8.652,00 TL'sine 01.01.2017 tarihinden 31.12.2017 tarihine kadar, 5.869,00 TL'sine de 01.01.2018 tarihinden 10.08.2018 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Gerekli araştırmanın yapılmadığını,
2. Müvekkilinin evi tamamen yenilediğini,
3. Tadilatın yapıldığına yönelik tanığın dinlenmediğini,
4. 05.09.2014 tarihi ile 13.11.2015 tarihleri arasında kira bedelinin zamanaşımına uğradığını,
5. Müvekkilinin taşınmazı 17.07.2018 tarihinde kesin olarak boşalttığını,
6. Bu süreden sonra davacının gelip evini teslim almadığı süre için de ecrimisil talep edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,
7. Taşınmazın teslim tarihinin 10.08.2018 olarak esas alınmasının doğru olmadığını,
8. Ecrimisil bedelinin 13.11.2015 ile 17.07.2018 tarihleri arasında hesaplanmasının gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen davada uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2395, K. 2025/3686, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama