KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/30 E., 2025/3525 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3725 E., 2024/1674 K.
- İlk derece mahkemesi
- Didim(Yenihisar) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/25 E., 2022/160 K.
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin murisi ve babası olan ... tarafından sözlü olarak düzenlediği ileri sürülen 15.07.2015 tarihli vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kabulü ile davaya konu 15.07.2015 tarihli vasiyetnamenin iptaline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
“İlk Derece Mahkemesince TMK’nın 540. maddesi uyarınca, sözlü vasiyet tanıklarının, ‘vakit geçirmeksizin’ vasiyetnameyi ‘birlikte’ mahkemeye vermek ya da durumu hakime beyan ederek tutanak düzenlettirmekle yükümlü olduğu, olayda 15.07.2015 tarihinde düzenlenen vasiyetnamenin 1 ay geçtikten sonra ve murisin yakınları tarafından Sulh Hukuk Mahkemesine teslim edildiği saptanarak davanın kabulüne karar verildiği, kararın usul ve yasaya uygun, davalının istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; vasiyet düzenleme tarihi ile murisin ölüm tarihi arasında 17 gün olduğunu, murisin ölmeden önce yoğun bakım servisinde yattığını, 24.07.2015 tarihinde sözlü vasiyet düzenlediğini, vasiyetin iki hemşire tarafından tutanak altına alındığını, hemşirelerin Söke ve Didim Adliyelerine gitmelerine rağmen birbirlerinin yetkili olduğunu belirterek vasiyetnamenin teslim alınmadığını, her iki mahkemenin almadığı vasiyetnamenin 17.08.2015 tarihinde, saat 11.22’de ...
Hastanesi faxından Didim Adliyesinin, ... No.lu faksına faksladıklarını, hemşirelerin elinde olmayan sebeplerle vasiyetnameyi davalının oğluna zorunlu olarak teslim ettiğini, mahkemece murisin Nazilli’de arsalarının bulunduğu konusu araştırılmadığı gibi kararda bu arsalardan bahsedilmediğini, murisin 2 adet tapu kayıt örneğinden anlaşıldığı gibi davalı ile paylı iki adet taşınmazı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/30, K. 2025/3525, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama